KUBBE-İ ZERRİN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

KUBBE-İ ZERRİN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KUBBE-İ ZERRİN: Güneş, şems.

KUBBE-İ ZERRİN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KUBBE-İ HADRÂ: Yeşil kubbe. Devamını Oku

  • KUBBE-İ ÂLİYE: Yüksek kubbe. Devamını Oku

  • MÜRG-İ ZERRİN: Sülün. Devamını Oku

  • DÂS-I ZERRİN: Altın orak. * Mc: Yeni ay. Devamını Oku

  • MÂ-İ ZERRİN: Altun suyu. Devamını Oku

  • SİVAR-I ZERRİN: Altun bilezik. Devamını Oku

  • SİVAR-I ZERRİN: Altun bilezik. Devamını Oku

  • ZERRİN: f. Altından yapılmış. Altın gibi parlak. Sarı Devamını Oku

  • CAM-I ZERRİN: f. Altın kadeh. * Tas: Allah âşıkının kalbi. * Bir kasaba adı. * Bir şarab adı. Devamını Oku

  • ZERR: Zerre, en küçük parça. * Karınca yumurtası. * Ayırmak. Devamını Oku

  • KUBBE-NİŞİN: f. İstanbulda Topkapı Sarayı’nda Kubbealtı denen yerde toplanan kabine üyeleri denebilecek toplantıya katılan vezirlerin herbiri. Devamını Oku

  • KUBBE-İ ULYÂ: Sema, gökyüzü. Devamını Oku

  • MÜZERRİ’: Yeri, bir zira’ miktarı ıslatıp ekin ekmeye yarayan yağmur. Devamını Oku

  • KUBBE-İ MİNA: Gökyüzü. Gök kubbesi. Devamını Oku

  • KUBBE: Yarım küre şeklinde yapılan bina damı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar