KUBBE-İ ÂLİYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

KUBBE-İ ÂLİYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KUBBE-İ ÂLİYE: Yüksek kubbe.

Sponsorlu Bağlantılar

KUBBE-İ ÂLİYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KUBBE-İ HADRÂ: Yeşil kubbe. Devamını Oku

  • TÂK-I MUALLÂ: Yüksek şerefe. Yüksek kubbe. * Yüksek haysiyet ve şeref sahibi. Devamını Oku

  • MUKARNES: Kubbe biçiminde olan. * İşlemeli, nakışlı ve rengarenk olan. * Merdiven şeklinde dereceleri olan kubbe. Devamını Oku

  • KUBBE-İ ULYÂ: Sema, gökyüzü. Devamını Oku

  • KUBBE-İ ZERRİN: Güneş, şems. Devamını Oku

  • KUBBE-İ MİNA: Gökyüzü. Gök kubbesi. Devamını Oku

  • KUBBE: Yarım küre şeklinde yapılan bina damı. Devamını Oku

  • KUBBE-İ KANEK: Ağzın tavanı. Damak. Devamını Oku

  • HABBEYİ KUBBE YAPMAK: Değeri olmayan bir şeye çok fazla ehemmiyet vermek. Zihinde büyütmek. Devamını Oku

  • KUBBE-NİŞİN: f. İstanbulda Topkapı Sarayı’nda Kubbealtı denen yerde toplanan kabine üyeleri denebilecek toplantıya katılan vezirlerin herbiri. Devamını Oku

  • KUBBE ALTI: Tar: Topkapı Sarayı’nda başta sadrazam olmak üzere devlet adamlarının ve vezirlerin toplanıp devlet işlerini görüştükleri yer. Devamını Oku

  • ÇARH-I AHDAR: Gök kubbe. Devamını Oku

  • KÜNBED: f. Kubbe. Devamını Oku

  • CÜNBÜDE: Kümbet, kubbe. Devamını Oku

  • BERTARUM: f. Kubbe üzerinde. Dam üstünde. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar