KOMANDO Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

KOMANDO kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KOMANDO: (Portekizce) Ask: Müstakil olarak çalışan ve baskın, sabotaj v.b. gibi özel vazifeler yapan, az sayıda askerlerden kurulu birlik, çete.

Sponsorlu Bağlantılar

KOMANDO ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • UÇBEYİ: Hudutlardaki sancakbeyleri hakkında kullanılan bir tâbir idi. Orta çağlarda Türk Devletinin uçbeyleri yarı müstakil idiler. Bağlı bulundukları devletler zayıfladıkça istiklâl dereceleri artar, neticede müstakil devlet olarak ortaya çıkanlar olurdu. Akkoyunlular, Karakoyunlular ve nihayet Osmanlılar bu şekilde müstakil bir devlet olarak meydana gelmişlerdir. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • EVKAF: (Vakıf. C.) Allah yoluna hizmet için verilip devamlı bırakılan şeyler. Sahibi tarafından şeriata uygun olarak bir hayır iş ve hasenata tahsis olunmuş mülk veya mallar. (Bak: Vakıf)Osmanlı devletini asırlar boyu kuvvetli bir devlet olarak ayakta tutan kuruluşlardan biri de vakıftır. Osmanlı tarihini inceleyen batı tarihçileri vakıf kuruluşlarına hayran kalmışlar ve kendi ülkelerinde bunun örneklerini Devamını Oku

  • MANGA: Ask. Tek bir kumandanın kolaylıkla sevk ve idare edebileceği kadar erden kurulu küçük askerî birlik. (Yaklaşık olarak on erden kurulabilecek olan mangada birkaç makinalı tüfek veya tabanca ile avcı erleri bulunur.) * Savaş gemilerinde erlerin yattığı koğuş. Devamını Oku

  • MÜDEBBİR-İ HAKÎM: Hikmetle tedbir eden. Her işini çok hikmet ve tedbirle yapan. Cenab-ı Hak.(Evet, hiçten birden hârika bir gürültü ile cevvi konuşturmak ve fevkalâde bir nur ve nar ile zulmetli cevvi ışıkla doldurmak ve dağvâri, pamukmisâl ve dolu ve kar ve su tulumbası hükmünde olan bulutları ateşlendirmek gibi hikmetli ve garâbetli vaziyetlerle baş aşağı, gafil Devamını Oku

  • TEBEÎ: Kasdî olmayan. * Tâbi olarak. * Başkasının vücuduyla kaim olan. * Müstakil olmayıp başkasına tâbi olarak. (Bak: Tebaî) Devamını Oku

  • MERDANE: f. Erkekçesine. Merdcesine. Er’e yakışır surette. * Matbaada baskı, baskı makinelerinde ve ofset makinelerinde ise plâteye değerek mürekkeb vermek; ve toprağı bastırmak gibi çeşitli işlerde kullanılan silindir. * Yufka açmağa yarıyan oklava. * Erkek ayakkabısı. Devamını Oku

  • MÜSTEBİD: Başlı başına, müstakil olan. Emri altındakilere söz ve hürriyet hakkı tanımayan, istibdat yapan. Despot. Devamını Oku

  • ORDU: t. Bir devletin dinini, namusunu, vatan ve istiklâlini her çeşit yabancı taarruz ve tecavüzüne karşı koruyan askerî en büyük üç kuvvetten biri. Hava Ordusu, Deniz Ordusu, Kara Ordusu gibi. * En büyük askerî birlik. * Aynı iman ve düşünce sahiplerinin faaliyette olanlarının hepsi. (Maarif Ordusu, İlim Ordusu gibi mecazî olarak da söylenir.) Devamını Oku

  • TARÎK-İ CEHRÎ: Açık olarak ve yüksek sesle zikir yapan tarikat. (Kadirî gibi) Devamını Oku

  • HÜKMÎ ŞAHIS: Şahıs gibi muamele gören cemiyet, şirket gibi birlik teşkil eden müessese. Devamını Oku

  • SANİ': (Sun’. dan) Sanatkârca yapan. Yaratan. San’at eseri olarak meydana getiren. İşleyen, yapan. (Allah) Devamını Oku

  • RE’SEN: Kendi başına, bizzat. * Kimseye danışmadan. Müstakil olarak. * Doğrudan doğruya. Devamını Oku

  • RE’SEN: Kendi başına, bizzat. * Kimseye danışmadan. Müstakil olarak. * Doğrudan doğruya. Devamını Oku

  • MÜTTEHİDEN: Birlikte, birlik olarak, ittihad ederek. Devamını Oku

  • ÇETE: Bölük, birlik, takım. Bir reisin idaresi altında bulunan birlik. * Asker bölüğü, müfreze. * Çapulcu ve akıncı takımı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar