KISIM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

KISIM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KISIM: (Kısm) Bir parça, bölük, takım, kesim. * Kapalı avucunun alabildiği miktar.

Sponsorlu Bağlantılar

KISIM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HACM-İ İSTİABÎ: Bir şeyin içine alabildiği miktar. Devamını Oku

  • DOZ: Kim: Bir maddenin bir karışıma girmesi gereken muayyen miktarı. * Tıb: Bir hastaya bir defada veya bir günde verilecek ilâç miktarı. * Ölçü, miktar. Devamını Oku

  • LASTA: ing. Bir geminin alabildiği yük. Devamını Oku

  • İBHAM: Mübhem, kapalı bırakmak. Belirsiz olmak. Muayyen olmayan. * Edb: Sözün kolayca anlaşılmayacak şekilde kapalı olması, vâzıh olmayışı. * Baş parmak. Devamını Oku

  • KADR: İtibar. Değer, kıymet. Haysiyet. Derece miktarı. Miktar. Meblağ. Takat. Takdir, rızkı taksim eylemek. Gına. Devamını Oku

  • ELİPS: Fr. Odaklar adı verilen sabit iki noktasından uzaklıkları toplamı sabit olan noktaların gösterdiği kapalı eğridir. Eğri ve kapalı bir geometrik şekildir. Karşılıklı iki tarafından genişlemiş bir çemberi andırır. Devamını Oku

  • KONTENJAN: Fr. Alâkalıların her birine düşen miktar veya yer. Pay miktarı. Devamını Oku

  • TILSIM-I MUĞLAK: Anlaşılması zor, kapalı gizli şey. * Açılması müşkül olan tılsım, kapalı ve gizli haber. Devamını Oku

  • VÂHİD-İ KIYASÎ: Bir şeyin miktarını ve sair hususiyetlerini ölçmek için kendi cinsinden değişmez olarak tayin edilen parça veya miktar. Meselâ: Uzunluğun “vâhid-i kıyasîsi” metredir. Hava tazyiklerinin ve sıcaklıklarınınki de derecedir. Devamını Oku

  • İANE-İ CİHADİYE: Muharebe zamanında harbin icab ettirdiği fazla masrafları karşılamak ve yardım olmak için halktan alınan paralar. Miktarı, her mahallin iktidarı derecesine göre kaza ve liva üzerine merkezden tertib ve “tevzi defterleri”ne maktu’ miktar olarak konulurdu. Bu çeşit vergi ve ianeler Tanzimat’tan so a kaldırılmıştır. Devamını Oku

  • MERKEZ: (Rekz. den) Bir şeyin ortası. Vasat. Yol. Durum, vaziyet. Hal, suret. * Şubeleri bulunan bir teşkilâtın idâre olunduğu ve emir veren yeri, makamı. Bir şeyin en işlek yeri. Teşkilât olan yerin en yüksek makamı. * Geo: Dairenin orta noktası. Çaplarının kesim noktası. Devamını Oku

  • İSTİARE-İ MEKNİYE: (Kapalı istiare) Teşbihin temel unsurlarından yalnız benzetilenle yapılan istiare. Meselâ: Merhum Mehmed Akif’in:Şu karşımızda mahşer kudursa, çıldırsa,Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz.Cihan yıkılsa, emin ol bu cephe sarsılmaz…beyitlerinde düşman kalabalığı evvelâ mahşere benzetilerek açık istiâre yapmış, so a o mahşer bir köpeğe teşbih edilerek, fakat müşebbehün bih’i (kendisine Devamını Oku

  • NİSAB: Zekât ölçüsü, ölçü miktarı. * Üzerine zekât verilmesi farz olan mal miktarı. * Asıl, esas. Sermaye mal. Derece, had. * Fık: Altının nisabı: 20 miskal; gümüşünki 200 dirhem (yani 600 gram); koyun ile keçinin 40 adet; sığır, manda 30; ve devenin nisabı da 5’dir. * Bir mecliste görüşmeye başlanabilmek, yahut karar verebilmek için bulunması Devamını Oku

  • NİSAB: Zekât ölçüsü, ölçü miktarı. * Üzerine zekât verilmesi farz olan mal miktarı. * Asıl, esas. Sermaye mal. Derece, had. * Fık: Altının nisabı: 20 miskal; gümüşünki 200 dirhem (yani 600 gram); koyun ile keçinin 40 adet; sığır, manda 30; ve devenin nisabı da 5’dir. * Bir mecliste görüşmeye başlanabilmek, yahut karar verebilmek için bulunması Devamını Oku

  • MA’KUM: Kapalı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar