KIRAB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

KIRAB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KIRAB: Kılıç veya bıçak kını.

Sponsorlu Bağlantılar

KIRAB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İKTİBAS: Bir söz veya yazıyı olduğu gibi veya kısaltarak almak. Birisinden ilmen istifade etmek. İstifade suretiyle almak, alınmak. * Söz arasında Kur’an-ı Kerimden veya Hadis-i Şeriftden veya başka makbul eserlerden bir cümlenin kâmilen veya kısmen az tasarruf ile veya tasarrufsuz alınması. * Ateş almak. * Ödünç almak. Devamını Oku

  • PROPAGANDA: Fr. Bir fikri veya malı herkese bildirmek veya kabulü için yapılan ilân. Çok kıymetli olduğu veya olmadığı hâlde bir şeyin kıymetini arttırmak maksadiyle yapılan konuşma veya ilânat. Devamını Oku

  • ESMA-İ ZÜRUF: Gr: Zarf olan isimler. Bir şeyin bir zamanda veya mekânda veya diğer bir şey ile beraber veya ondan evvel veya so a vuku’ bulduğunu ifade eden kelimelerdir. Bunlar Arapçada (maa, kabl, ba’d, ind) gibi kelimelerdir. Devamını Oku

  • HATIRA: Hatıra gelen. Hatırda kalan şey. * Bir kimseyi veya bir hâdiseyi hatırlatması için yazılan veya saklanan veya birisine verilen şey. Devamını Oku

  • NAKİB: Vekil. Bir kavim veya kabilenin reisi veya vekili. Halkın hayırlısı. * En eski derviş veya dede. * Müfettiş. Devamını Oku

  • TEŞEFFİ: Rahatlamak. Şifâ bulmak. * Öc almak. Öc veya intikam almakla yüreği soğumak.(Tenkidin sâiki ya nefretin teşeffisidir veya şefkatin tatminidir. Dostun veya düşmanın ayıbını görmek gibi…R.N.) Devamını Oku

  • TEŞEFFİ: Rahatlamak. Şifâ bulmak. * Öc almak. Öc veya intikam almakla yüreği soğumak.(Tenkidin sâiki ya nefretin teşeffisidir veya şefkatin tatminidir. Dostun veya düşmanın ayıbını görmek gibi…R.N.) Devamını Oku

  • İSM: (İsim) Ad, nâm. * Ist: Bilinen veya bilinmeyen, hissedilen veya hissedilmeyen herhangi bir şeyi birbirinden ayırmak, tanımak veyahut zihne getirmek için kullanılan söz veya lâfız. * Man: Tam mânalı ve hem mevzu, hem mahmul olabilen lâfızdır. Devamını Oku

  • TASDİYE: Alkış. El çırpma. (Sadadan veya saddan me’huz olarak ses çıkartmak veya vazgeçirtmek demektir ki, bu iki itibar ile birini çağırmak veya eğlenip oynamak gibi herhangi bir maksadla el vurmaktır.) (E.T.) Devamını Oku

  • ÜSTAD: (Üstaz) İlim veya san’atta üstün olan kimse. Usta, san’atkâr. Muallim, profesör. Bilgide veya san’atta veya amelde meharetli zât. Devamını Oku

  • MESAJ: Fr. Sözle veya yazı ile gönderilen haber. * Bir devlet adamının veya makam sahibi şahsiyetin, diğer bir şahsiyete veya cemaate gönderdiği yazılı haber. Devamını Oku

  • İMTİYAZ: Diğerlerinden ayrılmak. Farklı olmak, benzerlerinden ayrılmak. * Resmi veya hususi izin. * Masraflı veya mes’uliyetli bir işin başkaları yapmamak üzere bir şahıs veya şirket yahut da bir hey’ete tahsis edilmesi. Devamını Oku

  • HEDY: Cenab-ı Hakk’ın rızası için veya ihramda iken yapılması yasak olan herhangi bir fiili işlemekten dolayı kusurunu affettirmek ricasiyle, keffaret olarak Harem-i Şerif’e götürülen veya kendisi veya parası gönderilen kurban. Devamını Oku

  • OTORİTE: Fr. Kumanda etme hakkı, itaat ettirme iktidarı. * İdari veya siyasi iktidar. * Muhakemeleri veya doktrini umumiyetle doğru olarak kabul edilen ve bir sahada derinleşmiş olan şahıs veya eser. Devamını Oku

  • KIYAS-I İSTİSNAÎ: Bir hükmün neticesinin aynı veya nakzı, mukaddemelerinden birinde bilfiil zikredilirse, ona kıyâs-ı istisnâi denilir. Başka bir tâbirle: Neticesi veya zıddı bizzat kendisinde zikredilen kıyas. “Eğer bu cisim ise, mutlaka bir yer tutar” gibi. Veya “Güneş doğmuş ise, gündüz olmuştur” gibi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar