KİLYETEYN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

KİLYETEYN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KİLYETEYN: İki böbrek.

KİLYETEYN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İLYETEYN: Kaba etler. Sağ ve sol butlar. Devamını Oku

  • KİLYE: Böbrek. Devamını Oku

  • KİLYEVÎ: Böbrek şeklinde olan. Böbrekle ilgili. Devamını Oku

  • GÜRDE: f. Böbrek. Devamını Oku

  • ADRENALİN: Fr. Tıb: Böbrek üstü salgısından çıkarılan bir hormon. Sentetik olarak da yapılır. Damar daraltmak ve kanamayı önlemekte kullanılır. Devamını Oku

  • BEVLİYE: Tıb: İdrar yolları ve böbrek hastalıkları. Bu hastalıkların teşhis ve tedavisiyle uğraşan tıp dalı. (Üroloji) Devamını Oku

  • KİRAMEN KÂTİBÎN: İnsanların iki tarafında bulunup, sevablarını ve günahlarını yazan meleklerin adı. Devamını Oku

  • KÜFÜV (KÜFV): şerik. Nazir, akran, denk, eş, benzer, misil. Hemtâ. (Bak: Kefâet) Devamını Oku

  • DEMEŞK (DİMEŞK): Şam şehri. * Yürüğen kuvvetli, seri deve. Devamını Oku

  • KÂNUN-U EVVEL, KÂNUN-U SÂNİ: Aralık, Ocak. Devamını Oku

  • TEŞKİKÂT: Şek ve şüpheler. Şüphede bırakmalar. Devamını Oku

  • KİRDİKÂR: f. Sâni. Yapan Allah (C.C.). Devamını Oku

  • KİŞAF (KÜŞÂF): Bir kaç yıl üstüne yük vurulmayan deve yavrusu. * Dişi deve hâmile iken erkek devenin ona cimâ etmesi. Devamını Oku

  • VEŞK (VİŞÂK): Evmek, acele etmek, sür’at. Devamını Oku

  • KİYFE (KİFE): Bez parçası. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar