KEYFEMÂ YEŞÂ’ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

KEYFEMÂ YEŞÂ’ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KEYFEMÂ YEŞÂ': Nasıl isterse, istediği gibi.

Sponsorlu Bağlantılar

KEYFEMÂ YEŞÂ’ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İN-ŞAE: Eğer isterse, istediği gibi… Devamını Oku

  • KEYFEMÂ: Her nasıl? Devamını Oku

  • FA’ALÜN LİMA-YÜRİD: “Kayyumiyet sırrıyla ve faaliyet-i daimesiyle her an istediğini istediği gibi yapar.” meâlinde bir âyettir. Devamını Oku

  • TEŞHİYE: “Gönlün ne isterse sana vereyim” demek. Devamını Oku

  • MUCİB-İ BİZZAT: İster istemez kendisi işi yapmaya mecbur olan. Serbest ve istediği gibi hareket edemeyen. (Meselâ: Güneş ışığının, güneşin kendi zâtının zaruri neticesi olması gibi.) Devamını Oku

  • ŞART VE CEZA FİİLİNDEN TEREKÜB ETMİŞ CÜMLEYE ŞART VE CEZA CÜMLESİ DENİR. MESELÂ: (MEN YATLUB YECİD: Kim isterse bulur) cümlesinde olduğu gibi. Devamını Oku

  • HARÎME: Bir kimsenin, istediği gibi kulanabilecek hakka sahib olduğu malı. Devamını Oku

  • GAŞEMŞEM: Şecaatinden kimseye baş eğmeyen. * Başını döndürüp yabana iltifat etmeyen. * Zulmedici. * Methi istediği gibi yapamamak. Devamını Oku

  • HÜRR: Kimsenin baskısı, zorlaması olmadan meşru’ dairede istediği gibi yaşayabilen. * Esir veya köle olmayan. Serbest. Devamını Oku

  • VELEV: Eğer, gerçi, her ne kadar da, hatta, ister, isterse. Devamını Oku

  • ME’MUR: Emir ile hareket eden. Emir altında olan. Vazifeli. Kendi istediği gibi olmayıp başka emre göre çalışan. Bir emir alan. Bir işe tâyin olunmuş adam. Devamını Oku

  • MAŞAALLAH: Allah’ın istediği gibi. * Allah korusun, Allah saklasın (meâlinde duâdır.) Devamını Oku

  • REŞİD(E): Doğru yolda giden, hak yolunda olan. * Akıllı, iyi davranan. Ergin, olgun. * Büluğ çağına girmiş kimse. * Doğru yola sevkeden, hayra delâlet eden. * Fık: Malını muhafaza hususunda aklı eren, istediği gibi meşru yolda sarfedebilen kimse. Devamını Oku

  • MÜCAHİD: Cihad eden. Çalışan. Din için çalışan. Düşmanlara karşı koyan. Çarpışan. * Fık: Allah (C.C.) yolunda gönüllü olarak cihada iştirak etmek istediği halde nefakadan, silâh ve saireden mahrum olan gazi demektir. Âyet meâli: “Bizim uğrumuzda mücahede edenlere mutlaka yollarımızı gösteririz ve hiç şüphe yok ki, Allah muhsinlerle -Allah’ı görür gibi ibadet eden mücahidlerle- beraberdir. (Sure Devamını Oku

  • TEKRARAT-I KUR’ANİYE: Kur’anda birbirinin aynı olan veya birbirine benzer âyetlerin tekrar edilmiş olması. (Bak: Kur’an, Mumya)(Tekrarat-ı Kur’aniyedeki i’cazın bir lem’asını beyan zımnında “Altı Nokta”dan ibarettir.Birinci Nokta: Kur’an bir zikir kitabı, bir duâ kitabı, bir davet kitabı olduğuna nazaran surelerinde vukua gelen tekrar, belâgatça ayn-ı isabet ve ayn-ı hikmettir. Çünkü zikir ve duâdan maksad sevaptır ve Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar