KESES Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

KESES kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KESES: Alt dişleri çenesiyle çıkmak. * Dişleri kısa olmak.

KESES ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEKEŞŞÜF: Açılmak, görünmek, sıyrılmak, meydana çıkmak. * Rüsvay olmak. Sırları açığa çıkmak. Devamını Oku

  • TAAYYÜN: Meydana çıkmak, âşikâr olmak, belli başlı ve itibarlı görünen insanlardan olmak. Devamını Oku

  • ZEHK: Helâk olmak, mahvolmak. * Bâtıl olmak. * Okun nişanı aşıp geçmesi. * Çıkmak, huruç. * Derin kuyu. Devamını Oku

  • TAHASSUL: Hâsıl olmak. Üremek. Husule gelmek. Bir araya birikip sâbit ve bâki olmak. Netice olarak çıkmak. Devamını Oku

  • İFLAH: Mübarek ve muvaffakiyetli olmak. Selâmete çıkmak. Felâha kavuşmak. * Nimette dâim ve kararlı olmak. (Bak: Felah) Devamını Oku

  • TAHADDÜS: Yok iken peyda olmak. Ortaya çıkmak. Meydana gelmek. Olmak. * Haber vermek, sezgi. Devamını Oku

  • SE’MET: Kederli olmak. Melül olmak. * Bıkmak, usanmak. Devamını Oku

  • İSTİ’LA: (Ulüv. den) Yükselmek. Üste çıkmak. Yüce olmak. Terfi’ eylemek. Galib olmak. * Gr: Bir şeyin bir şey üzerine çıkması. * Tecvidde: Harf okunduğu zaman dilin, üst damağa kalkmasına denir. (Bak: Müsta’liye) Devamını Oku

  • SÜVAR OLMAK: Ata binmek. Yola çıkmak. Devamını Oku

  • NEŞ’ET: Meydana gelmek, vücuda gelmek. Büyüyüp kat ve kamet sahibi olmak. Yetişmek, ileri gelmek. * Çıkmak. Kaynak olmak. Devamını Oku

  • İHTİZAR: (İhtidar) Huzura çıkmak. Hâzır olmak. * Can çekişmek. Hastanın ölüme hazır olması. Devamını Oku

  • TEBELLÜR: Billurlaşmak. Parlak, şekilli olup ve donup katılaşmak. * Açığa çıkmak. Meydana çıkmak. Devamını Oku

  • TEAYYÜN: Bellibaşlı olmak. * Meydana çıkmak. Görünmek. Belirmek. * Anlaşılma. Zâhir ve âşikâr olma. (Bak: Taayyün) Devamını Oku

  • LEYY: Def’etmek, kovmak. * Harcamak, sarfetmek. * İlaç yapmak. * Aciz olmak. * Bir nesneyi dürüp boğazına tıkmak. Devamını Oku

  • PANDOMİMA KOPMAK: Karışıklık çıkmak. * Seyircileri eğlendiren kavga çıkmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar