KENUD Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

KENUD kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KENUD: Çok küfran-ı nimet eden kimse. Çok levm ve küfreden cahud. * Birşey yetiştirilemiyen verimsiz arazi. * Kocasının hukukuna ve iyiliklerine küfran eden nankör kadın. * Yemeğini misafirden sakınarak yalnızca yiyen cimri. * Kölesini, uşağını çok döven kimse. (E.T.)

KENUD ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KÜFRAN: Nankörlük etmek. Allah’ın ihsan ve inayetine mukabil teşekkür etmeyip fiilen veya kavlen inkâr etmek. Devamını Oku

  • TAHDİS-İ NİMET: Cenab-ı Hakk’a karşı şükrünü edâ etmek ve teşekkür etmek maksadiyle nâil olduğu nimeti anlatmak, onunla sevincini ve şükrünü bildirmek. (Bak: Küfran-ı ni’met)(Bâzan tevâzu’, küfran-ı ni’meti istilzam ediyor, belki küfran-ı ni’met olur. Bâzan da tahdis-i ni’met, iftihar olur. İkisi de zarardır. Bunun çâre-i yegânesi ki; ne küfran-ı ni’met çıksın, ne de iftihar olsun. Meziyet Devamını Oku

  • SEBB: Küfür, küfran. Sövüp saymak. Devamını Oku

  • TEVAZU’: Alçak gönüllülük. Kibirsizlik. Mahviyet hâli. (Bak: Küfran-ı nimet)(Her adam için, hey’et-i içtimaiyede görmek ve görünmek için mertebe denilen bir penceresi vardır. O pencere kamet-i kıymetinden yüksek ise, tekebbür ile tetâvül edecek; eğer kamet-i kıymetinden aşağı ise, tevâzu’ ile tekavvüs edecek ve eğilecek. Tâ, o seviyede görsün ve görünsün. İnsanda büyüklüğün mikyası, küçüklüktür; yani, tevâzudur. Devamını Oku

  • BİLAZ: Kaçkın kimse. * Yemeği doyana kadar yiyen. * Kısa boylu adam. Devamını Oku

  • BÜRAKA: Bütün gün yüzünü süsleyen kadın. * Yemek sırasında bir kimseye kızıp, yemeği kimseye vermeyip yalnız yiyen kadın. Devamını Oku

  • LEİM: Alçak, deni, rezil, zelil, levm edilen. Cimri. * Mayası bozuk ve kötü. Devamını Oku

  • AŞYAN: Akşam yemeği yiyen kişi. Devamını Oku

  • UTULL: Soğuk, sert ve cimri insan. Câhil ve hayırdan men’eden. Galiz ve bahil kimse. Devamını Oku

  • HOŞ-ALEF: f. Çok fazla yiyen hayvan. * Mc: Helâl haram demeden her şeyi yiyen kimse. Devamını Oku

  • MÜNZEVİ: Yalnız başına çekilip kimse ile görüşmeyen, çekilip tek başına bir tarafta duran. * Yalnızlık içinde ibadet eden. Devamını Oku

  • BENDENÜVAZ: f. Kölesini iltifatlandıran, adamını taltif eden. Devamını Oku

  • ADÜVV-ÜD DİN: Din düşmanı.(Hem küfranınızla öyle bir Mâlik-i Zülcelâl’in memleketinde isyan ediyorsunuz ki, ibâdından ve cünudundan öyleleri var ki, değil sizin gibi küçücük âciz mahlukları, belki farz-ı muhal olarak dağ ve arz büyüklüğünde birer adüvv-ü kâfir olsaydınız arz ve dağ büyüklüğünde yıldızları, ateşli demirleri, şuvazlı nühasları size atabilirler, sizi dağıtırlar. Hem öyle bir kanunu kırıyorsunuz Devamını Oku

  • MUSTANİ’: Birini yetiştirip adam eden kimse. * Yedirip içiren, ikram eden, ziyâfet veren. Devamını Oku

  • KÜFRAN-I Nİ’MET: Cenâb-ı Hakkın ihsan ettiği ni’metleri bilmemek ve hürmetsizlikte bulunmak. (Bak: Tahdis-i ni’met)(Bazan tevâzu, küfrân-ı ni’meti istilzâm ediyor; belki küfrân-ı ni’met olur. Bazan da tahdis-i ni’met iftihar olur. İkisi de zarardır. Bunun çare-i yegânesi ki, ne küfrân-ı ni’met çıksın ne de iftihar olsun. Meziyyet ve kemalâtları ikrâr edip, fakat temellük etmiyerek, Mün’im-i Hakikinin eser-i Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar