KEFALET-İ MUVAKKATA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

KEFALET-İ MUVAKKATA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KEFALET-İ MUVAKKATA: Geçici bir zaman için kefil olma.

KEFALET-İ MUVAKKATA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KEFALET-İ BİL-MAL: Fık: Bir mal için kefil olma. Devamını Oku

  • KEFALET-İ BİNNEFS: Birinin şahsına kefil olma. Devamını Oku

  • KEFALET-BİT-TESLİM: Bir malın teslimine kefil olma. Devamını Oku

  • KEFALET-İ NAKDİYE: Bir hususu te’min için depozite yatırmak suretiyle kefil olma. Devamını Oku

  • KEFALET-İ MUTLAKA: Huk: Bir kayıt ile bağlı olmıyan kefalet. Devamını Oku

  • ÂZİN: Kefil. Birinin yerine kefalet eden. * Kapıcı, perdeci. * İzin veren. Devamını Oku

  • TEKFİL: Kefil etme. Kefil edilme. Kefil gösterme. * Boynuna aldırmak. Devamını Oku

  • KEFAF-I NEFS: Bir kimsenin ölmeyecek kadar olan nafakası.KEFALET : Kefillik. Bir kimse kendine âid bir işi yapamadığı veya borcunu ödeyemediği takdirde, yerine onun işini göreceğini kabul etmek. * Birine kefil olmak. İşini üzerine almak. Devamını Oku

  • KİYANE: Kefâlet, kefil olma. Devamını Oku

  • HAMALE: Bir mala kefil olma. Devamını Oku

  • MÜKÂFELE: Karşılıklı olarak birbirine kefil olma. Devamını Oku

  • İSTİKFAL: (Kefâlet. den) Kefil olma, kefilliği kabul etme. Devamını Oku

  • MEKFUL: (Kefâlet. den) Kefil olmuş veya kefil olunmuş. Devamını Oku

  • TEKADÜM: Geçmiş bulunma. * Mürur-u zaman olma. Devamını Oku

  • SABARET: Kefalet. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar