KAVANİN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

KAVANİN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KAVANİN: (Kanun. C.) Kanunlar. Devlet idare kaideleri. Şeriatın her bir mes'elesi.

Sponsorlu Bağlantılar

KAVANİN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KAVANİN-İ İLÂHİYE: İlâhî kanunlar. Şeriat. (Bak: Şeriat) Devamını Oku

  • KAVANİN-İ ASKERİYE: Askeri kanunlar. Devamını Oku

  • KAVANİN-İ HADSİYE: Hadse âit düstur ve kanunlar. (Bak: Desâtir) Devamını Oku

  • KAVANİN-İ CEZAİYE: Ceza kanunları. Devamını Oku

  • ŞERİAT: Doğru yol. Hak din yolu. * Büyük ve geniş cadde. * Nur, aydınlık, ışık. * Kur’an-ı Kerim ve Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın târif ettiği ve bildirdiği yol. Allah (C.C.) tarafından Peygamber Aleyhisselâm vâsıtasiyle vaz’ ve tebliğ olunan hükümleri hâvi İlâhî kanunların hey’et-i mecmuası. Şeriat, aynı zamanda din mânâsına müsta’meldir ki, ahkâm-ı asliye denen itikadiyâtı Devamını Oku

  • DİKTATÖR: Fr. Mevcut kanunları çiğneyerek, örf ve adalet esaslarına aykırı olarak, devleti keyfine göre idare eden devlet adamı. Müstebid. Devamını Oku

  • TEOKRASİ: (Fr: Theocratie) Din hükümlerine göre idare edilen ve dinî esaslara bağlı olan idare şekli. Allah namına papazlar idaresi.(Bu kelime, İslâm memleketlerinde: Şeriat hükümleriyle devleti idare etmek mânasında kullanılır. Avrupa memleketlerinde ise, “Allah nâmına papazlar idaresi” mânasına gelir. Hatta 1304’de basılan Kamus-u Fransavî’de: “Kanun-u İlâhî ile ve sıfat-ı ruhaniyetle icra olunan hükümet” şeklindeki ifadesiyle, bu Devamını Oku

  • SİYASET: Memleket idare etme san’atı. Devlet idare tarzı. * Dünya ve âhirette necatlarına sebeb olacak bir yola, insanları irşad ile beşeriyetin salâhına çalışmak. * Diplomatlık. Politika. * Seyislik, at idare işleriyle uğraşma. (Bak: Hilafet) Devamını Oku

  • İDARE-İ MUTLAKA: Bir hükümdarla idare. Bir hükümdarın idare ve yönetimi altında bulunan devlet. Mutlakiyet idaresi. Devamını Oku

  • İSTİBDAD: Başlı başına olmak. Keyfî idare sistemi. * Zulüm ve tahakküm. İdaresi altındakilerin istemediği şeyleri yalnız kendi keyfine göre zorla ve zulümle yaptırmaya çalışmak. Kanun ve nizamlara bağlı olmayarak, çok defa da kanun namına kanunsuzluk yaparak, keyfi hükmünü icra ettirmek. Kimseyi tanımadan kendi dediğini ve keyfi emirlerini kuvvet ve cebir kullanmak suretiyle yaptırmaya çalışmak. Allah’ı Devamını Oku

  • EMR-İ TEKVİNÎ: Yaradılışa ait İlâhi kanun ve nizam. Tekvine dair işler, hâdiseler, maddeler. Fıtri kanunlar ve Âdetullahın tazammun ettiği emirler. (Meselâ ilmin i’tâsı, mânen ameli emrediyor. Zekânın i’tası ilmi emrediyor. İstidadın bulunması zekâyı, aklın verilmesi ma’rifetullahı, kudretin verilmesi çalışmayı, cesaretin verilmesi cihadı mânen ve tekvinen emrediyor. İ.İ.) Devamını Oku

  • İCMA-İ ÜMMET: Ist: Aynı asırda yaşamış olan İslâm âlimlerinden müctehid olanların, şeriatın bir mes’elesi hakkında verilen hükümde birleşmeleridir. Devamını Oku

  • MUKANNİN: Kanun yapan. İntizama koyan. Kanun tertib ve ihdas edici olan. Devamını Oku

  • SÜNNETULLAH: İlâhî kanunlar. * Kanun, âdet. (Bak: Âdetullah) Devamını Oku

  • TAKNİN: (Kanun. dan) Kanun koyma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar