SEDEL

SEDEL: (C.: Südul-Esdâl-Esdül) Bir kuş adı. * Örtmek, setretmek.

SEDYA’

SEDYA': Büyük memeli kadın.

SULBÎ

SULBÎ: Birinin sulbünden gelme. Kendi evlâdı. Kendi oğlu.

SEBEB-İ HİLKAT

SEBEB-İ HİLKAT: Yaratılışa sebeb ve gaye, yaratılışa vâsıta ve âlet olan.(… Nasıl ki O Zât, hidayetiyle saadet-i ebediyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vüsulüdür. Öyle de duasıyla, niyazıyla o saadetin sebeb-i vücudu ve vesile-i icadıdır. S.)

SEMANE

SEMANE: f. Tavan. * Bıldırcın.

SÜNNET

SÜNNET: Kanun, yol, âdet. * Siret-i hasene. * Ist: Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın sözü, emri, hal ve takriri. Müslümanların ittibâında ve dinlemesinde maddî ve manevî pek çok fazilet bulunan, tatbikinde mühim sevablar, terkinde mühim zararlar bulunan İslâmî emirler. Sünnet’e Farz-ı Nebevî de denir.( $ âyetinde i’cazlı bir icaz vardır. Çünkü: Çok […]

SEMUD

SEMUD: (Sümud) Kur’anda ismi geçen bir kavim adı. Sâlih Peygamber’in kavmi.

Sİ’LA’

Sİ’LA': (C.: Seâli) Helâk. * Cin sâhirleri.