HINAF

HINAF: Devenin yulardan burnunu çözmesi. * Deve bileğinde olan yumuşaklık.

HACAT

HACAT: (Hacet. C.) Hâcetler. İhtiyaçlar.

HEZARFENN

HEZARFENN: f. Çok bilen, bir çok san’atı birden çok yüksek derecede yapabilen. * Minâre ustası.

HERT

HERT: Dokunaklı söyleme, iğneleyici bir şekilde konuşma. * Yırtma. * Dürtme.

HIBVE (HUBVE)

HIBVE (HUBVE): (C.: Hubâ) Gökyüzüne yayılmış büyük bulut. * Dizlerini büküp, mak’adı üzerine oturup, elleri dizleri altından bağlamak. * Bele takılan şey.

HAREKET-İ MİHVERİYE

HAREKET-İ MİHVERİYE: Mihver, eksen etrafındaki muntazam hareket.(Şems, hareket-i mihveriyesi ile silkinse, meyveleri düşmez, silkinmezse yemişleri olan seyyarat düşüp dağılacaktır. M.)

HEVAN

HEVAN: Hakaret, zillet, alçaklık, zelillik, aşağılık, horluk.

HİTL (HETL)

HİTL (HETL): Yorgun deve. * Yağmurun aralıksız olarak yağması. * Sürekli olarak gözyaşı akmak.