ÇESPAN

ÇESPAN: Lâyık, uygun, münasib, muvafık, yakışır.

ÇAR-YEK

ÇAR-YEK: f. Çeyrek, dörtte bir. * Saatin dörtte biri, onbeş dakika. * Mecidiye denilen gümüş sikkenin dörtte biri ki, beş kuruşluk bir gümüş sikkedir.

ÇÜNKİ

ÇÜNKİ: f. Zira, şundan dolayı ki, şuna binaen ki, şu sebebden ki.

ÇENBER

ÇENBER: f. Daire, def ve kalbur gibi şeylerin tahtadan olan dairesi. * Fıçı ve tekerlek gibi şeylere takviye edip, dağılmalarını önlemek için etrafını çevirecek tarzda geçirilen demir veya tahta halka. * Başa ve boyna bağlanan yemeni. * Esirlik, bağlılık, kölelik. * Geo: Bir düzlemde bulunan sabit noktadan aynı uzaklıktaki noktaların […]

ÇESPİDE

ÇESPİDE: f. Lâyık, uygun münasib, muvafık, yakışır.

ÇUB

ÇUB: f. Ağaç değnek, sopa. * Çöp.

ÇAR-GÂH

ÇAR-GÂH: f. Dört taraf ki, bunlar; şark, garb, şimal, cenub’dur. * Dünya, küre-i arz, cihan. * Türk musikisinde bir makam adıdır.

ÇERA

ÇERA: f. Niçin, niye böyle? * Mer’a. Otlak.

ÇÜNBEK

ÇÜNBEK: f. Atlama, sıçrama.

ÇÂLİK

ÇÂLİK: f. Çelik çomak oyunu.