KASAB-ÜL FÂRİS Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

KASAB-ÜL FÂRİS kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KASAB-ÜL FÂRİS: Kalem kamışı.

Sponsorlu Bağlantılar

KASAB-ÜL FÂRİS ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NAİB-İ FÂİL: Meçhul fiilin mevzuu olan kelime ki, harekesi merfu olur. (Küsirel kalemü: “Kalem kırıldı” cümlesinde ” kalem”, “Naib-i fâil” olmuş ve fâilin yerine geçmiştir.) Devamını Oku

  • KASAB-ÜL HABİB: Şeker kamışı. Devamını Oku

  • KASAB-ÜL ENF: Burun kemiği. Devamını Oku

  • KASAB-I MISRÎ: Mısırda dokunmuş keten bezi. Devamını Oku

  • KASAB: Saz, kamış. * Parmak kemikleri. * Nefes borusu, bronş. * İnce keten bezi. Devamını Oku

  • REŞAHAT-İ KALEM: Kalem sızıntısı, kalemden dökülen fikirler, yazılar. Devamını Oku

  • KURAA: Kalem kesintisi. Kalem yongası. Devamını Oku

  • HÂME-İ ZERRİN: Altın kalem, altından yapılmış kalem. Devamını Oku

  • ASHÂB-I KALEM: Kalem ashabı. Memurlar. Devamını Oku

  • CEZZAR: Zâlim. Gaddar. Kanlı. * Deve kasabı. Devamını Oku

  • KALEM: (C.: Aklâm) Kamış. Yazı için ucu inceltilen bir nevi ince ve sert kamış. * Yazı yazmak için kullanılan her türlü âlet. * İfâde. Üslub. * Mâden, taş ve tahta üzerinde oymak için ucu sivri çelik âlet. * İnce boya, fırçası. * Yazı enva’ı. * Resim. Nakış. * Resmi dâirelerde kâtiplerin çalıştıkları oda. * Ağacı Devamını Oku

  • SEHV-İ KALEM: Yanlış yazılış, kalem yanlışı. Devamını Oku

  • FÜRRAA: Kalem silmekte kullanılan bez. Devamını Oku

  • KUDAR: Büyük yılan. * Aşçı, tabbah. Deve boğazlayıcı, deve kasabı. Devamını Oku

  • SARİR: (Kapı, kalem vs. de) Cızırtı, gıcırtı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar