KÂN-I KEREM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

KÂN-I KEREM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

KÂN-I KEREM: Kerem, lütuf ve ihsan menbaı.

Sponsorlu Bağlantılar

KÂN-I KEREM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KEREM: Nefaset, izzet, şeref. Al-i-cenâbâne ihsan, inâyet. * Kıymetli şeyleri kemal-i rıza-i nefisle verme. * Mecd ve şeref. *Cenab-ı Hakk’a atfolunursa eltaf ve ihsan-ı İlâhî kasdedilmiş olur. * İnsan hakkında vasıf sureti ile zikrolunursa; mehasin-i ahlâk ve ef’âl kasdolunur. Devamını Oku

  • MÜCAVEDET: Bir kimseye karşı ihsan ve kerem etme. Devamını Oku

  • TEFADDUL: Faziletlilik iddiasında bulunmak. Üstünlük taslamak. * Bir kimseyi inâyet, ihsan ve kerem ile memnun etmek. Devamını Oku

  • MİKRAM: Çok ikram ve kerem eden. Bağışlayan, ihsan eden. Devamını Oku

  • CUD U KEREM: Cömertlik, eli açıklık. Devamını Oku

  • BİNT-ÜL KEREM: şarap, hamr. Devamını Oku

  • BİNT-ÜL KEREM: şarap, hamr. Devamını Oku

  • KEREM ETMEK: Müsâade etmek, lutfetmek. Razı olmak. Devamını Oku

  • KERİM: Her şeyin iyisi, faydalısı. Kerem ile muttasıf olan, ihsan ve inayet sâhibi. Şerefli ve izzetli. Muhterem, cömert, müsamahakâr. (Kur’an-ı Kerim tâbirindeki kerim; muazzez, mükerrem mânâsınadır. Kur’an-ı Kerim’de bu kelime 27 defa geçer ve ancak iki defa Cenab-ı Hak hakkında kullanılmıştır.) Devamını Oku

  • KELÂMULLAH: Allah kelâmı, Kur’ân-ı Kerim. (Bak: Kur’ân)(Kur’ân başka kelâmlarla kabil-i kıyas olamaz. Çünkü, kelâmın tabakaları, ulviyet ve kuvvet ve hüsn-ü cemâl cihetinden dört menbaı var. Biri mütekellim, biri muhâtab, biri maksad, biri makamdır. Ediblerin yanlış olarak, yalnız makam gösterdikleri gibi değildir. Öyle ise, sözde “Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş?” ise Devamını Oku

  • ATA ENDER ATA: Lütuf içinde lütuf, ihsan üzerine ihsan. Devamını Oku

  • MÜKÂREME: Cömertlik ve kerem hususunda yarışma. Devamını Oku

  • KÂN: f. Bir şeyin menbaı. * Kuyu. Kaynak. * Mâden ocağı. * Bir keyfiyetin. (niteliğin) bol olarak bulunduğu kimse. Devamını Oku

  • PÜR-NEVÂL: Çok lütuf ve ihsan. Çok çok ihsan etmek, vermek. Devamını Oku

  • PÜR-NEVÂL: Çok lütuf ve ihsan. Çok çok ihsan etmek, vermek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar