İZZ-ÜD-DİN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İZZ-ÜD-DİN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İZZ-ÜD-DİN: Dilimizde "İzzettin" şeklinde isim olarak kullanılan bu kelime; "Dinin kıymeti, ulviyet ve kudreti" anlamına gelir.

İZZ-ÜD-DİN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SALAH-ÜD DİN: Salâhattin şeklinde yaygın olan bu kelime, “dine bağlı” mânasına gelir. Devamını Oku

  • KEDE: f. “Mahal, ev, yer” anlamına gelir ve birleşik isimler şeklinde kullanılır. Meselâ: Ateşkede, bütkede, meykede… gibi. Devamını Oku

  • BEHUR: Tütsü. (Dilimizde buhur şeklinde kullanılır) Devamını Oku

  • SELH-HANE: f. Hayvan kesilip yüzülen yer. Mezbâha. (Bu kelime galat olarak, “salhâne” şeklinde kullanılır.) Devamını Oku

  • KELÂMULLAH: Allah kelâmı, Kur’ân-ı Kerim. (Bak: Kur’ân)(Kur’ân başka kelâmlarla kabil-i kıyas olamaz. Çünkü, kelâmın tabakaları, ulviyet ve kuvvet ve hüsn-ü cemâl cihetinden dört menbaı var. Biri mütekellim, biri muhâtab, biri maksad, biri makamdır. Ediblerin yanlış olarak, yalnız makam gösterdikleri gibi değildir. Öyle ise, sözde “Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş?” ise Devamını Oku

  • PAŞA: Sivillerle askerlerin ileri gelenlerinin bir kısmına verilen resmi ünvandı. Osmanlıların ilk devirlerinde bu ünvan, hânedân mensublarıyla yalnız bir kısım idare adamlarına verilirken so adan askeriden “mir-i liva” ve daha yüksek rütbede olanlarla; mülkiyeden vezir, beylerbeyi, mir-i miran ve mir-ül ümera rütbelerine tahsis edilmiştir. Damat Paşa, Ağa Paşa, Vali Paşa o cümledendir.Paşa kelimesinin aslı hakkında Devamını Oku

  • PAŞA: Sivillerle askerlerin ileri gelenlerinin bir kısmına verilen resmi ünvandı. Osmanlıların ilk devirlerinde bu ünvan, hânedân mensublarıyla yalnız bir kısım idare adamlarına verilirken so adan askeriden “mir-i liva” ve daha yüksek rütbede olanlarla; mülkiyeden vezir, beylerbeyi, mir-i miran ve mir-ül ümera rütbelerine tahsis edilmiştir. Damat Paşa, Ağa Paşa, Vali Paşa o cümledendir.Paşa kelimesinin aslı hakkında Devamını Oku

  • HAKİKAT: (C.: Hakaik) Bir şeyin aslı ve esâsı. Mahiyeti. Gerçek. Doğru. Sahih. Künh. Sâbit ve vâki. * Kadirbilirlik. Sadâkat, doğruluk. Kâinat ve tabiat ve uluhiyet hakkında bütün teşbih ve mecazlardan âri ve zâhir olan gerçek. * “Mecâz” karşılığı, esas olarak kullanılan kelime. * Edb: Bir kelime neyi anlatmak için konulmuş ise, bu kelimenin o mânada Devamını Oku

  • NECM-ÜD DİN: (Bizde daha çok Necmeddin şeklinde telâffuz olunur) Dinin necmi, yıldızı meâlindedir. Devamını Oku

  • BÎN: f. Kelime sonuna ilâve ile “gören, görücü” mânalarına gelir. Meselâ: Devamını Oku

  • SEYFEDDİN: (Seyf-üd din) Dinin kılıcı, dinin askeri. Devamını Oku

  • MAA: (Beraber) mânasında bir kelime olup, iki türlü kullanılır:1- İzafetle (tamlama hâlinde):a) Zarf olarak: (Celestü maa zeydin: Zeyd ile beraber oturdum)b) Sıla (cümlecik) olarak: (Musaddıkan lima maaküm: Sizdekini tasdik ederek)c) Haber olarak: (Vehüve maahüm: O, onlarla beraberdir.)2- İzafetsiz: Bu takdirde tenvinlenir ve hâl olarak bulunur: (Caû maan: Beraber geldiler.) Devamını Oku

  • HU: “O” mânasına zamir olup, Kur’an-ı Kerim’de, bir Allah’tan başka ilâh olmadığını ifade eden ve kelime-i tevhid olan bu $ lâfzında şeklinde 26 defa zikredilmiştir. Müstakil olarak “hüve” diye okunur. (Bak: Hüve) Devamını Oku

  • ZEYN-ÜD DİN: Dinin süsü, dinin zineti. Devamını Oku

  • KELİME: Gr: Mânası olan en küçük söz veya cümlenin yapısını teşkil eden unsurlardan birisidir. Kelime, isim, fiil ve harf olmak üzere dilbilgisinde üç kısma ayrılmıştır. “Bir tek söze” kelime denir. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar