İ’ZAM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İ’ZAM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İ'ZAM: Büyük görmek, büyük bilmek. Bir hâdiseyi büyük göstermek, büyütmek.

Sponsorlu Bağlantılar

İ’ZAM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEKRİM: Hürmet ve tazim göstermek ve görmek. Saygı göstermek, lütuf ve kerem icrasında bulunmak. Devamını Oku

  • RÜ’YET: Görmek, bakmak. İdare etmek. Göz ile veya kalb gözü ile görmek. * Akıl ile müşahede derecesinde bilmek, idrak etmek, tefekkür etmek, düşünmek. * Araştırmak. Devamını Oku

  • TAKDİS: Büyük hürmet göstermek. Mukaddes bilmek. * Cenab-ı Hakk’ın kusursuz, pâk ve her hususta noksansız olduğunu bildirmek, söylemek ve Allah’a (C.C.) şükretmek. Devamını Oku

  • MUHATAB İTTİHAZ ETMEK: Karşısındakilerini dinleyen. * Dinleyici kabul edip, sözünü dinliyor bilmek. * Konuşmaya lâyık görmek. Devamını Oku

  • TEZYİF: Çürütmek. Küçük düşürmek. Eğlenmek, alaya almak. * Bir şeyin dışını tezyin ve tanzim edip, içini fena yapmak. Kötü ayar etmek. * Tahkir etmek. Devamını Oku

  • İSTİŞHAD: Birisinin şâhidliğini istemek. Şâhid göstermek. Delil olarak ileri sürmek. * Şehid olmak. Devamını Oku

  • NÜBÜVVET DA’VA ETMEK: Peygamber olduğunu bildirip doğruluğunu isbat için deliller göstermek, peygamberliğini ileri sürmek. Devamını Oku

  • İA': Koyun sürmek, koyun gütmek. Devamını Oku

  • İA': Koyun sürmek, koyun gütmek. Devamını Oku

  • İKAN: İyi ve yakînen bilmek. * Sağlam bir iş. * Yakin hasıl etmek ve edilmek suretiyle bilmek. Devamını Oku

  • İSTİKÂNE: (İstikânet) Alçaklık etmek. * Zillet ve meskenet göstermek. * Tevazu göstermek. Devamını Oku

  • FIKIH: (Fıkh) Derin ve ince anlayış. Bir şeyi, hakkı ile, künhü ile bilmek. İnsanlar arasındaki ilişkilerle ilgili olarak dinî hükümleri ayrıntılı delilleriyle bilmek. Müslümanlar, müslüman olmaları itibariyle Allah’ın emirlerine tâbidirler, uyarlar. Fıkıh ilmi, hangi şartlarda Allah’ın hangi emrinin nasıl uygulanacağını inceler. * Bilmek, anlamak. * Kapalı bir şeyin hakikatına nazarı infaz edebilmek. * Kendisine hüküm Devamını Oku

  • CEMAL: Yüz güzelliği. Fertteki güzellik. * Cenâb-ı Hakk’ın lütuf ve ihsânı ile tecellisi. * Hak ile söylenen doğru söz. * Hüsün. (… Bir cemal sâhibi, dâima hüsn ü cemalini görmek ve göstermek ister. Bu ise, âhiretin vücudunu ister. Çünkü dâimi bir cemâl, zâil ve muvakkat bir müştaka razı olmaz. Onun da devamını ister. Bu da Devamını Oku

  • MÜBALAGA: (Mübalağa) Bir şeyi çok büyük veya çok küçük göstermek. Bir şeyi olduğundan fazla veya eksik göstermek. * Haddini aşmak. * Edb: Bir şeyi ifade ederken ya olduğundan fazla veya olduğundan çok noksan göstermek.” Habbeyi kubbe, kubbeyi habbe yapmak.” Devamını Oku

  • İHTİCAC: (C.: İhticacat) Delil, vesika, şahit göstermek. Münâzaa ve mürâfaada hüccet ve delil göstermek. Bir mes’elenin şüphesizliğini delillerle isbat etmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar