İZAE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İZAE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İZAE: (İzâet) (Zû. dan) Işık verme, aydınlatma, ziya verme. (Bak: Izaet)

İZAE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İSTİZAE: (Ziya. dan) Işıklanma, aydınlanma, ziyalanma, nurlanma. Devamını Oku

  • TENVİR: (C.: Tenvirât) Aydınlatma. * Bir şey hakkında bilgi verme. Bir şeyi münevver kılma. Devamını Oku

  • MİZAE: Abdest alacak kap. Devamını Oku

  • CÜZAE: Bıçak sapı. Devamını Oku

  • MUSTAZİ: (Ziya. dan) Ziya alan, ışıklanan. Devamını Oku

  • IZAET: Parlatmak. Işıtmak. Işıklı olmak. Aydınlık etmek. Devamını Oku

  • İNARE: (Nur. dan) Nurlandırma, aydınlatma, ışıklandırma. Devamını Oku

  • ITNAN: Çınlatma. Madeni bir ses çıkartma. Devamını Oku

  • ÇERAGAN: f. Etrafı aydınlatma, şenlik. Kandil donanması, çırağan. Devamını Oku

  • İDARE KANDİLİ: Yatak odalarını aydınlatmağa ve elde gezdirmeğe mahsus küçük, ışığı az lâmba. Devamını Oku

  • MÜDAVELE: Elden ele gezdirme. Alıp verme, devretme. * Fikir verme, konuşma. * Çevirme, döndürme. Devamını Oku

  • TEFTİR: (C. Teftirat) Bıkkınlık verme. Fütur verme. Usandırma. * Zayıf etmek, zayıflatmak. * Naksetmek, eksiltmek. Devamını Oku

  • TEFTİR: (C. Teftirat) Bıkkınlık verme. Fütur verme. Usandırma. * Zayıf etmek, zayıflatmak. * Naksetmek, eksiltmek. Devamını Oku

  • İ’TA-YI MA’LUMAT: Malumat verme. Bilgi verme. Devamını Oku

  • İ’TA-YI MA’LUMAT: Malumat verme. Bilgi verme. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar