İVAZAN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İVAZAN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İVAZAN: Karşılık olarak, mukabilinde, karşılığında.

Sponsorlu Bağlantılar

İVAZAN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HABİS: Bağışlanan şey. Mukabilinde bir ücret istenmeyen şey. Parasız olarak verilen nesne. Devamını Oku

  • BİLBEDAHE: Açıktan. Aşikâr olarak. Meydanda olarak. Besbelli.(…Hem şu âlemin Sâni-i Zülcelal’i bütün güzel masnuatiyle kendini zişuur olanlara tanıttırması ve kıymetli nimetler ile kendini onlara sevdirmesi bizzarure onun mukabilinde, zişuur olanlara marziyatı ve arzu-yu İlâhiyelerini bir elçi vasıtasiyle bildirmesini istemesine mukabil; en âlâ ve ekmel bir surette, Kur’an vasıtasıyla o marziyat ve arzuları beyan eden ve Devamını Oku

  • MUCİD: Yeni bir şey icad eden, meydana getiren, bulan. * Yaratan. Yoktan var eden.(Ve keza, bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise, aziz olarak çıkmaya çalış. Vücudunu Mucidine fedâ et. Mukabilinde büyük bir fiat alacaksın!.. M.N.) Devamını Oku

  • BEDELEN: Mukabilinde, karşılığında, yerine. Devamını Oku

  • ECR: (C.: Ücur) Bir iş, bir hizmet mukabilinde verilen şey. * Ahirete aid mükâfat, hayır ceza. * Ücret, mukabil, karşılık. Sevab. * Tıb: Kırılan bir uzvun sarılması. Devamını Oku

  • BEDEL-İ İCAR: Huk: Arazi hukukunda tasarruf hakkı mukabilinde verilen emsâline uygun peşin para. Devamını Oku

  • AVUKAT: Mahkemede ücret mukabilinde taraflardan birinin müdafaasını ve davasını üzerine alan hukukçu. * Mc: Müdafaaya muktedir, çeneli, cerbezeli. Devamını Oku

  • İSRAF: Lüzumsuz yere harcamak. Malı ve parayı lüzumsuz yere sarf etmek. İhtiyacından fazla istihlâk etmek ve harcamak. * En lüzumlu aslî vazifeleri bırakıp en lüzumsuz veya zararlı şeylerle meşgul olarak ömrünü veya gençliğini boş yere harcamak.(Hâlik-ı Rahim, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise; şükre zıttır, nimete karşı hasâretli bir istihfaftır. İktisad ise: Devamını Oku

  • ÖMER İBN-İ ABDÜLAZİZ: (Hi: 60-101) Emevî Devleti halifelerinden olup Hz. Ömer’in ahfadındandır. Siyaset âleminde bir dâhi ve adâlette bir ikinci Hz. Ömer’di. Malatya’yı Rumlardan yüzbin esir mukabilinde satın aldı. Zehirlenerek şehid edildi. (R. Aleyh) Devamını Oku

  • ÖMER İBN-İ ABDÜLAZİZ: (Hi: 60-101) Emevî Devleti halifelerinden olup Hz. Ömer’in ahfadındandır. Siyaset âleminde bir dâhi ve adâlette bir ikinci Hz. Ömer’di. Malatya’yı Rumlardan yüzbin esir mukabilinde satın aldı. Zehirlenerek şehid edildi. (R. Aleyh) Devamını Oku

  • ITK ALÂ MAL: Bir köle veya cariyenin kitabet suretiyle olmaksızın cins ve miktarı malum bir mal veya muayyen bir hizmet mukabilinde azad edilmesidir. Buna “Itk alâ cu’l” da denir. (Ist. Fık. K.) Devamını Oku

  • İCARE-İ SAHİHA: İn’ikad ve sıhhat şartlarını tamamen câmi’ olan icaredir ki, şuyu’ı asilden ve şartı mufsidden hâli olmak üzere malum bir menfaatı, malum bir bedel mukabilinde temlik etmekten ibarettir. Devamını Oku

  • MUZAFFEREN: Muzaffer olarak. Üstün gelerek, muvaffak olarak, galip olarak. Devamını Oku

  • MAA: (Beraber) mânasında bir kelime olup, iki türlü kullanılır:1- İzafetle (tamlama hâlinde):a) Zarf olarak: (Celestü maa zeydin: Zeyd ile beraber oturdum)b) Sıla (cümlecik) olarak: (Musaddıkan lima maaküm: Sizdekini tasdik ederek)c) Haber olarak: (Vehüve maahüm: O, onlarla beraberdir.)2- İzafetsiz: Bu takdirde tenvinlenir ve hâl olarak bulunur: (Caû maan: Beraber geldiler.) Devamını Oku

  • KÂMİLEN: Noksansız, eksiksiz olarak. Tam olarak. Kâmil olarak. Bütünü ile. Tamamen. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar