İ’TİDAL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İ’TİDAL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İ'TİDAL: Bir şeyde veya halde ifrat veya tefrite düşmemek. Vasat derece olmak. * Yumuşaklık. Uygunluk. * Gündüz ve gecenin birbirine denk, eşit olması. * Miktar ve keyfiyyet hususunda iki hâlet arasında mutavassıt olmak.

Sponsorlu Bağlantılar

İ’TİDAL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DALİF: (C.: Düllef) Nişandan öteye düşen ok. * Ağır yük getirip adımlarını birbirine yakın atan adam. Devamını Oku

  • DAL: Ağacın ilk verdiği kol. * Kur’ân hattiyle yazılan () harfinin okunuşu (Ebcedi değeri dörttür.) Noktasız olduğundan “dâl-i mühmele” de denir. Devamını Oku

  • DAL(L): Kur’ân ve imân yolundan sapan. Dalâlete giden, azan. * Azdırıcı, sapkın. * Şaşkın. Devamını Oku

  • BİDAL: Bir şeyi başka diğer bir şeyle değiştirme, tırampa etme. Devamını Oku

  • CİDAL: Sözle mücadele. Ateşli konuşma. Niza. * Muharebe. Cenk. Kavga. Devamını Oku

  • İN’İDAL: (Udul. den) Doğru yoldan çıkma, sapma, dalâlete düşme. Devamını Oku

  • EHL-İ DALÂLET: Dalâlette olanlar. Devamını Oku

  • DALİYE: (C.: Devâli) Hayvanla döndürülüp su çekilen dolap. (Suyun döndürdüğü dolaba “nâurâ” derler.) Devamını Oku

  • DALİL: Sert, sağlam, muhkem yer. * Yolu azmış kişi. Devamını Oku

  • İNSİDAL: Düşük olma, sarkma, pörsüme. Devamını Oku

  • NİDAL: (Nizâl) Özür beyan ederek bir zararı def etmek. Devamını Oku

  • REF’-İ CİDAL: Kavga ve çekişmeye son verme. Devamını Oku

  • MUVAZENE(T): Ölçmek. Denk olup olmadığını bilmek için tartmak, ölçmek. * Düşünmek. * İki şeyin vezince birbirine denk olması. Uygunluk. Devamını Oku

  • TESAVİ: İki şeyin birbirine denk olması. Birbirine müsavi ve misil olmak. İki taraf da aynı ve bir derecede bulunmak (Tesâvi-i tarafeyn de denir.) Devamını Oku

  • MÜSABAKA: Karşılıklı yarışma. Hangisinin ileride olduğunu anlamak için yapılan tecrübe, imtihan. Bir şeyde derece anlama için iki veya daha çok şahıslar arasında bazı şartlarla yapılan tecrübe. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar