İSTİZAH Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İSTİZAH kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İSTİZAH: Belirsiz ve mübhem bir şey hakkında açık söylenmesini istemek. İzah istemek. * Gensoru. Bir mes'ele hakkında mebuslar tarafından başbakana veya bakanlardan birine açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenilen sual.

İSTİZAH ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İSTİNABE: Niyabet istemek. * Huk: Başka bir tarafta görülen bir muhakeme için, şahid veya maznunun yazılı ifadesinin alınması. Muhakemenin icab ettirdiği muameleleri yapması için bir mahkeme tarafından başka bir mahkemeye veya kendi âzâsından birisine salâhiyet verilmesi. Devamını Oku

  • İSTİS’AL: (Suâl. den) Soruşturma, tahkik etme, araştırma. Devamını Oku

  • İSTİFKAD: (Fakd. den) Kaybolmuş olan bir şeyi araştırıp soruşturma. Devamını Oku

  • İSTİHARE: Tefe’ül. Sual sorup cevap istemek. * Hayırlı olmayı istemek. * Hayran olmak, şaşmak, taaccüb etmek. * Bir işin hayırlı olup olmıyacağı niyetiyle abdest alıp, dua edip rüya görmek üzere uykuya yatma. Devamını Oku

  • İZAH: Açıklamak. Bir şeyi anlaşılır hâlde söylemek veya yazmak. Devamını Oku

  • ZAHİD(E): (Zühd. den) Tas: Borç olan ibadetlerden, aslî vazifelerden başka dünya süs ve makamlarından feragat eden kimse. Sofi. Müttaki. Zühd ve perhizkârlıkla muttasıf. Devamını Oku

  • MİZAH: Şaka, lâtife. * Edb: Bâzı düşünceleri nükte, şaka veya takılmalarla süsleyip anlatan bir yazı çeşidi. Hoş, nükteli söz. (Zıddı ciddiyettir) Devamını Oku

  • İSTİHKAK: Kazanılan şey, hak edilen. * Hakkını almak. Hakkını istemek. Devamını Oku

  • İSTİFHAM: Sual sorup anlamak. Anlamak için sormak. * Edb: Cevap istemek için değil, daha çok dikkati çekmek, hisleri kuvvetlerdirmek maksadıyla soru şeklinde söylemek san’atıdır. Şefkat, sevgi, hayret, kin ve nefret gibi duyguların te’siri altında vuku bulur. Meselâ:(Nerde Ertuğrul’u koynunda büyütmüş obalar?Hani Osman gibi Orhan gibi gürbüz babalar?Hani bir şanlı Süleyman Paşa, bir kanlı Selim?Ah bir Devamını Oku

  • İSTİCAL: So aya bırakılmasını istemek. Devamını Oku

  • İDDİANAME: Müddei umuminin (savcının), iddialarını topladığı ve soruşturma sonunda mahkemede okuduğu yazı. (Ceza işlerinde hazırlık tahkikatının neticesi, davasının açılması için kâfi olduğu anlaşılırsa savcı bu dâvayı, ya ilk tahkikatın açılması hakkında sorgu hakimine bir talepname veya doğrudan doğruya mahkemeye bir iddianame vermek suretiyle açar. Savcının bu suretle davayı açtığını bildiren yazısına iddianame denir. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • İSTİMLA: Bir şey yazılmasını istemek. Birisine birşey yazdırmak. Devamını Oku

  • ZAHİFE: (C.: Zevâhif) Sürüngenler, (yılan gibi) yerde sürünenler. Devamını Oku

  • ZAHİK: Berbat, perişan, helâk olmuş. * Bâtıl. Köhne. Devamını Oku

  • MİZAHÎ: Mizahlı, eğlenceli. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar