İSTİKDAM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İSTİKDAM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İSTİKDAM: Önde bulunma, öne geçme. * Çok ayaklı olma. Ayaklarının adedi fazla olma.

İSTİKDAM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MİKDAM: (C.: Makadim) Çok ayaklı. * Kıdemli. * Çok çabalayıp uğraşan. Fazlaca gayret sarfedip ikdâm eden. Devamını Oku

  • İKDAM: Gayret ve sebat ile çalışmak. İlerlemeye gayret etmek. Devamlı çalışmak. İlerlemek. Devamını Oku

  • İSTİKLÂLİYET: İstiklâl üzere bulunma. Hür ve müstakil olma. Başlı başına buyruk olma. Devamını Oku

  • RİKBE: (C.: Rikeb-Rekebât) Diz. (Diz, insanın ayaklarında olur; dört ayaklının ön ayaklarında olur.) Devamını Oku

  • ERCEL: Büyük ayaklı kişi. * Ayakları siğilli olan at. Devamını Oku

  • İSTİMAZE: Ayrılma, ayrı durma, açıkta bulunma. Devamını Oku

  • İSTİYA’: Kötü davranma. Fena muamelede bulunma. Devamını Oku

  • BASARIK: Çulha tezgâhının ayaklığı. * Piyano ayaklığı gibi çifte ayaklık. Devamını Oku

  • TABİİYYET: Tabi’lik. Tâbi olma. Bir kimseye mensub bulunma. Bir devletin teb’asından olma. Devamını Oku

  • MA’HUDİYYET: (Ahd. den) Söz verilmiş olma. Ahdedilmiş bulunma. Belli olma. Devamını Oku

  • İSTİHRAB: Bir musibet sebebi ile perişan olma, mahrum olma. Devamını Oku

  • İSTİSLAM: Uyma, tabi olma. * Müslümanlığı kabul etme. İslâm olma. * Yolun ortasından gitme. Devamını Oku

  • İSTİBANE: Açıklama, belli olma. Meydanda ve âşikâr olma. Devamını Oku

  • İSTİKLA: Te’hir etme. So aya bırakma. * Alıkoyma, mâni olma, engel olma. * Veresiye alma, borç olarak alma. Devamını Oku

  • İSTİKLA: Te’hir etme. So aya bırakma. * Alıkoyma, mâni olma, engel olma. * Veresiye alma, borç olarak alma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar