İSTİHKÂMAT-I DÂHİLİYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İSTİHKÂMAT-I DÂHİLİYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İSTİHKÂMAT-I DÂHİLİYE: Bir istihkâmın iç tarafında, icab ettiği zaman yapılan müstakil sığınaklar.

İSTİHKÂMAT-I DÂHİLİYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İNDELİCAB: (İnd-el icab) İcab ettiği zaman, gerekince, iktiza ettiğinde. Devamını Oku

  • İSTİHKÂMAT-I HAFİFE: Harbde kısa zamanda yapılan sığınaklar. Devamını Oku

  • İSTİHKÂMÂT-I MUTTASILA: Bir birine bitişik ve bağlı olarak yapılmış olan sığınaklar olup, daha ziyade şehirlerin ve mühim mevkilerin etrafına yapılır. Devamını Oku

  • İSTİHKÂMÂT-I MUTTASILA: Bir birine bitişik ve bağlı olarak yapılmış olan sığınaklar olup, daha ziyade şehirlerin ve mühim mevkilerin etrafına yapılır. Devamını Oku

  • BARBAROS: Hayreddin Paşa: (Mi: 1466-1546) Tarihin en büyük Denizcisi Hayreddin Paşa, kardeşleri ile İslâm âlemini birleştirmek, tek bir bayrak altında muhteşem imparatorluğumuzun himayesinde toplamak için çalıştı. Sonunda müstakil devleti ile, Osmanlı Devletine iltihak etti. Kaptan-ı Derya olarak Akdenizi bir göl halinde devlete kazandırdı. Preveze’de, Haçlı donanmasını perişan etti. Dinin hayırlı evlâdı Hayreddin Paşa bir korsan Devamını Oku

  • LÂM-I TA’RİF VEYA LÂM-I İSTİĞRAK: Kelimenin mânâsını umuma teşmil ettiği için, istiğrak mânâsı verilir. El-i istiğrak veya harf-i ta’rif de denir. Meselâ: Hamd kelimesi herhangi bir hamdi ifâde ettiği halde; El-Hamd dediğimiz zaman her ne kadar hamd varsa, bütün hamd ve senâlar mânâsına gelir. Bu, harf-i ta’rif ile olur. Harf-i ta’rif bir kelimeyi belirsiz halden Devamını Oku

  • UÇBEYİ: Hudutlardaki sancakbeyleri hakkında kullanılan bir tâbir idi. Orta çağlarda Türk Devletinin uçbeyleri yarı müstakil idiler. Bağlı bulundukları devletler zayıfladıkça istiklâl dereceleri artar, neticede müstakil devlet olarak ortaya çıkanlar olurdu. Akkoyunlular, Karakoyunlular ve nihayet Osmanlılar bu şekilde müstakil bir devlet olarak meydana gelmişlerdir. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • İSTİNABE: Niyabet istemek. * Huk: Başka bir tarafta görülen bir muhakeme için, şahid veya maznunun yazılı ifadesinin alınması. Muhakemenin icab ettirdiği muameleleri yapması için bir mahkeme tarafından başka bir mahkemeye veya kendi âzâsından birisine salâhiyet verilmesi. Devamını Oku

  • İSTİKLÂL: (Kıllet. den) Kendi başına olmak, kimseye bağlı olmayış, müstakil oluş. * Az bulma, kâfi görmeme. * Rey sahibi olup keyfi iş görme ve başkasının emrine ve fikrine tâbi olmaktan uzak kalma. Devamını Oku

  • İSTİKLÂLİYET: İstiklâl üzere bulunma. Hür ve müstakil olma. Başlı başına buyruk olma. Devamını Oku

  • İANE-İ CİHADİYE: Muharebe zamanında harbin icab ettirdiği fazla masrafları karşılamak ve yardım olmak için halktan alınan paralar. Miktarı, her mahallin iktidarı derecesine göre kaza ve liva üzerine merkezden tertib ve “tevzi defterleri”ne maktu’ miktar olarak konulurdu. Bu çeşit vergi ve ianeler Tanzimat’tan so a kaldırılmıştır. Devamını Oku

  • FARUK: Hak ile bâtılı birbirinden ayıran. Haklıyı haksızı ayırmakta çok mâhir olan. (Hak ile bâtılı birbirinden tam ayırarak İslâmiyeti kabul ettiği ve islâm nurunu izhar ettiği ve imân ve küfrün arasını fark ve faslettiği için Hz. Peygamber (A.S.M.) tarafından Hz. Ömer’e (R.A.) bu isim verilmiştir.) Devamını Oku

  • MECLİS-İ A’YÂN: Osmanlı İmparatorluğu zamanında hükümet tarafından seçilmiş olan meclis. (Bunun karşılığı, zamanımızda, senato meclisidir.) Devamını Oku

  • BİLİNÇALTI: t. Psk: Şuur altı. Geçmişte yaşadığımız ve etkisi altında kaldığımız hâdiselerden şimdi hatırlayamadıklarımız, şu anda da varlığımızda meydana gelen hadiselerden bilgisine sahip olmadıklarımızın hepsi. İnsan şuurlu hareket ettiği gibi şuuraltı etkilerle de hareket eder. İnsan şuuraltının etkisiyle hareket ettiği zaman bu hareketini şuuruyla izah ederken bahane sebepler bulur. Ama bu sebepler hareketin mahiyetini izahtan Devamını Oku

  • TAHŞİDÂT: Birikmeler. Toplamalar. Yığınaklar. * Konuşarak fazla üzerinde durma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar