İSTİFHAM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İSTİFHAM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İSTİFHAM: Sual sorup anlamak. Anlamak için sormak. * Edb: Cevap istemek için değil, daha çok dikkati çekmek, hisleri kuvvetlerdirmek maksadıyla soru şeklinde söylemek san'atıdır. Şefkat, sevgi, hayret, kin ve nefret gibi duyguların te'siri altında vuku bulur. Meselâ:(Nerde Ertuğrul'u koynunda büyütmüş obalar?Hani Osman gibi Orhan gibi gürbüz babalar?Hani bir şanlı Süleyman Paşa, bir kanlı Selim?Ah bir Yıldırım olsun göremezsin ne elim!Hani cündileri şahin gibi ceylan kovalarKöpürür, dalgalanır, yemyeşil, engin ovalar?Hani tarihi soruldukça, mefahir söyler,Kahramanlar yetişen toprağı zengin köyler?Hani orman gibi âfâkı deşen mızraklar?Hani atlar gibi sahrayı deşen kısraklar?Mehmed Akif Ersoy)

İSTİFHAM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÂ-İ İSTİFHAMİYYE: Sual için kullanılan kelimenin başında gelir. (Mâhâzâ: Bu nedir? Mâindek: Yanındaki nedir?) suallerinde olduğu gibi. Devamını Oku

  • İSTİFHAM-I İNKÂRÎ: Gr: Menfî cihetle sual sormak. (İnkâr ettiğini bildirir şekilde “Olmaz” diyen birisine karşı, “Olur mu? diye sormak gibi.) Devamını Oku

  • İSTİFHAM-I ANİNNEFY: Nefyi olmayan sual sormak. Meselâ: Cenab-ı Hakk’ın ruhlara: Ben Rabbiniz değil miyim? diye sorması gibi. Buna istifham-ı takrirî de denir. (Bak: Bezm) Devamını Oku

  • İSTİFHAMÎ: İstifhama ait, sormağa dair. Devamını Oku

  • İSTİFHAM EDATLARI: Gr: Arabçada: E, men, keyfe, ma. Devamını Oku

  • SÜKÛT-İ İSTİFHAM: İstifham sessizliği. Devamını Oku

  • SÜKÛT-İ İSTİFHAM: İstifham sessizliği. Devamını Oku

  • İFHAM: İkna edip sükût ettirmek. Delil göstermekle ve isbat etmekle galip gelmek. Devamını Oku

  • MÜFHAM: Susturulmuş, iskât edilmiş olan. Devamını Oku

  • BEYAN-I İFHAMİYE: Bildirmek ve anlatabilmek için yapılan açıklama. Devamını Oku

  • İSTİKŞAF: (C: İstikşâfât) (Keşf. den) Keşfetmeğe çalışma. * Ne olup bittiğini öğrenip anlamak için araştırma yapma. Devamını Oku

  • İSTİDRAK: Nâil olmak, ulaşmak, varmak. * Anlamak. * Gr: Bir kelimeyi, evvelki sözden neş’et eden bir tevehhümü kaldırmak için kullanmak. Devamını Oku

  • İSTİŞMAM: Koklamak. Kokusunu almak. * Hissetmek, sezmek, dolayısı ile anlamak. * Uzaktan haber almak. Devamını Oku

  • İSTİNBAT: Bir söz veya bir işten gizli bir mânâyı meydana koymak. * Müçtehid veya büyük bir âlimin gizli bir mânâyı içtihadı ile meydana çıkarması. * Bir mes’eleyi derin tetkik ile meydana çıkarması. * Bir mes’eleyi derin tetkik neticesinde kaynaklarından güçlükle anlamak. Devamını Oku

  • KIYAS-I İSTİSNAÎ: Bir hükmün neticesinin aynı veya nakzı, mukaddemelerinden birinde bilfiil zikredilirse, ona kıyâs-ı istisnâi denilir. Başka bir tâbirle: Neticesi veya zıddı bizzat kendisinde zikredilen kıyas. “Eğer bu cisim ise, mutlaka bir yer tutar” gibi. Veya “Güneş doğmuş ise, gündüz olmuştur” gibi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar