İSMETLÜ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İSMETLÜ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İSMETLÜ: Tar: Derece bakımından yüksek kimselere, sultan ve şehzâdelerin hanımlarıyla kızlarına verilen bir ünvan idi.

İSMETLÜ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İSMETLÜ: Tar: Derece bakımından yüksek kimselere, sultan ve şehzâdelerin hanımlarıyla kızlarına verilen bir ünvan idi. Devamını Oku

  • HANIM SULTAN: Tar: Osmanlı hanedanında “sultan” nâmı verilen İmparatorluk prenseslerinin kızlarına verilen resmi ünvan. Devamını Oku

  • ÇELEBİ: Efendi, kibar kimse. * Mevlâna postnişinine verilen ünvan. * Çelebi, Sultan Mehmed devrine kadar padişah oğullarına verilen ünvan idi. * Mevlânâ soyundan gelenlerle, mevlevilerin büyüklerine verilen ünvan. Devamını Oku

  • HIDÎV: f. Vezir, âsaf. * Kral nâibi. * Osmanlı Padişahı Abdülaziz zamanında (1861 – 1876) Mısır valilerine verilen ünvan. Sultan Abdülaziz, hıdîv ünvanını Büyük Fuad Paşa’nın arzusu üzerine ilk olarak Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın torunu olan İsmail Paşa’ya verdi. (8/6/1867) İsmail Paşadan so a oğlu Tevfik Paşa, daha so a da Abbas Hilmi Paşa, Mısır Devamını Oku

  • İ’LAMAT-I ŞER’İYE MÜMEYYİZİ: Şeyh-ül İslâm kapısındaki fetvahanenin üç kaleminden biri olan “İlâmat Odası”nın başındaki memurun ünvanı idi. Kadılar tarafından verilen ilâmları tetkik vazifesiyle mükellef olduğu için, bu memuriyete, ulemadan tanınmış olanlar tâyin edilirdi. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • DEVLETLİ (DEVLETLÜ): f. Eskiden vezir ve müşir gibi büyük rütbeli kimselere verilen bir ünvan. Devamını Oku

  • DAYI: Tunus ve Cezayir’in, Osmanlı idaresinde bulunduğu sıralarda buraları Osmanlılara tâbi olarak idare eden kimselere verilen ünvan. * Annenin erkek kardeşi. Devamını Oku

  • FETVA EMİNİ: Şeyhülislâm kapısındaki Fetvahane’nin başında bulunan zata verilen ünvandır. Şeyhülislâma sorulan şer’i meselelerin fetvalarını hazırlamak, istida ile vukubulan suallere cevap vermek ve şer’iyye mahkemelerinden verilen ilâmları tetkik etmek vazifeleriyle mükellefti. Maiyyetinde Fetvaemini muavini, İlâmat müdür ve mümeyyizi, başmüsevvit, müsevvit gibi ulema ve fukahadan müteaddit memurlar vardı.Fetva eminleri, en yüksek ilim sahipleriyle beraber memuriyetlerinin unvanlarına Devamını Oku

  • HATUN: (C.: Havâtın) Kadın. Hanım. * Tar: Yüksek şahsiyetli kadınlara veya hakan eşlerine verilen ünvan. Devamını Oku

  • KÂHYA: Büyük konaklarda ev işlerini idare eden kimselerle san’at ve ticaret sahiplerinin işlerine bakmak üzere hükümet tarafından seçilen kimselere eskiden verilen addır. Devamını Oku

  • ABDULHAMİD LL: (mi: 1842-1918) 34′ üncü Osmanlı Padişâhıdır. 33 yıl saltanatta kalmış olan bu şefkatli Sultan,İslâmiyete son derece bağlı idi. Yüksek bir siyaset adamı ve devlet işlerini bizzat takibeden bir zattı. Memlekette bolluk ve refahı te’min için çalıştı. (R.Aleyh) Devamını Oku

  • FEVZİYE: Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması üzerine II.Sultan Mahmud tarafından eski odalar mevkiine verilen isimdir. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması esnasında, yeni odalar Kara Cehennem’in attığı yağlı paçavralarla yanmış, eski odalar da ocağın ilgasından birkaç gün so a yıktırılmıştır. Gerek yanan ve gerekse yıkılan yerlerin vaziyetlerinin tâyini hakkında Sadrazam Selim Mehmed Paşa’nın, Padişaha arzettiği telhis üzerine, Sultan Mahmud, yeni Devamını Oku

  • HAREKET-İ DÂHİL: Tar: Kanuni Sultan Süleyman zamanında Süleymaniye medreselerinin binasından so a onikiye çıkarılan tarik-i tedris (okutma yolu) silsilesinin dördüncü mertebesindeki müderrislerine verilen bir ünvandır. Devamını Oku

  • DÂLL-İ Bİ-L FEHVÂ: (Dâllibilfehvâ) Fık: Söylenen sözün veya ifâdelerin hülâsasından çıkan mânaya göre delil ve işaret olmak. Devamını Oku

  • İSTİNAF: Baştan başlamak. Yeniden başlamak. * Gr: Sözün başlangıcı. * Huk: Dâvâ Mahkemesinin verdiği hükmü beğenmeyip bozulmasını daha üst mahkemeden istemek. Dâvâ mahkemeleri ile Temyiz Mahkemesi arasındaki bir derece yüksek mahkemeye verilen isim. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar