İŞKENCE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İŞKENCE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İŞKENCE: F. Eziyet, azab.

Sponsorlu Bağlantılar

İŞKENCE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ŞİKENCE: f. İşkence. Azap. Eziyet. Devamını Oku

  • UKUBET: (C.: Ukubât) İşkence, azab, eziyet. * Ceza. Devamını Oku

  • BAHEK: f. İşkence, eziyet. Devamını Oku

  • MU’ZİB: (Azab. dan) Azab ve eziyet veren Devamını Oku

  • NEKÂL: Şiddetli azab. İşkence ve ukubet. * İbret. Devamını Oku

  • SAYH(A): (C.: Siyâh) Çağırış. Çığlık. Feryad. Nâra. * Azab, eziyet. Devamını Oku

  • TA’ZİB: Azab verme. Eziyet etme. Men eylemek. Devamını Oku

  • AZAB: Dünyada işlenen suç ve kabahate karşılık olarak âhirette çekilecek ceza. * Eziyet. Büyük sıkıntı. Şiddetli elem. Devamını Oku

  • DEMDEME: f. Hiddetli söz. Avâz. Hoşa gitmeyen sesler. * Sinek vızıltısı. * Öğütmek. Sürte sürte ezmek. * Azab vermek, eziyet etmek. * Hile. * Davul. * şöhret, nam, ün. Devamını Oku

  • SAVT-I AZAB: Daima elem verici azab. Devamını Oku

  • HEMGÂME-İ AZAB: Azab zamanı. Devamını Oku

  • CEFAKAR: f. Eziyet eden, cefa eden. * Halk arasında: Eziyet çeken, cefa çekmiş mânalarında da kullanılır. Devamını Oku

  • AZAB-ENGİZ: f. Azab verici, keder verici. Devamını Oku

  • NEKL: Yular. At gemi. * Ezâ, cefâ etmeğe ve işkence yapmağa yarayan şey. Devamını Oku

  • BÎ-DAD: Zâlimlik. Zulüm. İşkence. Adaletsizlik.Ne mümkün zulm ile bî-dâd ile imhâ-yı hakikat.Çalış, kalbi kaldır muktedirsen âdemiyyetten. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar