İSHAN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İSHAN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İSHAN: Aslında kalınlık demek olan sihan ve sehânetten kalınlaştırmak demektir. Siklet de sehanetin lâzımı olmak itibariyle: "Falan kimseyi, hastalığı veya yarası ağırlaştırdı, yerinden kımıldatmaz etti." mânâsına "İshanehül maraz evilcerh" denilir. Harbde düşmanın esaslı kuvvetlerini iyiden iyiye vurarak, ordusunu derin ve geniş bir suretde yaralayıp, kımıldanamıyacak bir hâle koyacak derecede kat'iyyen mağlub etmeğe de ishan tâbir edilir.

Sponsorlu Bağlantılar

İSHAN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TİSHAN: (C.: Tesâhin) Çizme. Devamını Oku

  • İSHAN-I AYN: Ağlatma. Göz kızartma. Devamını Oku

  • TERVİYE: Su verme, sulama, suya kandırma. * İyiden iyiye ve derin derin düşünme. Devamını Oku

  • CAN-FERSA: f. Can dayanamıyacak derecede. Devamını Oku

  • CANHIRAŞ: f. Dayanamıyacak derecede acı ve keder veren. Devamını Oku

  • LAFZ-I MÜFESSER: Huk: Tahsis ve te’vile ihtimâl bırakmıyacak derecede açık olan sözdür ki, onunla amel vâcib olur. Devamını Oku

  • KEZAZ: (Kezazet) Hadden tecavüz etmek, haddini aşmak. * Tıb: Nefes alamıyacak derecede mide dolgunluğu. Devamını Oku

  • KİBRİT-İ AHMER: Kırmızı kibrit. * Cisimleri altun hâline koyacak derecede te’sirli olduğu söylenen şey. İksir. * Tas: Mürşid. Kıymeti çok yüksek olan. Devamını Oku

  • HAVZ-I KEBİR: Fık: Büyüklüğü 45 – 50 metre kare genişliğinde olan akmayan, durgun su bulunan havuzdur. Genişliği bu ölçüden küçük olursa ona havz-ı sagir denilir. Devamını Oku

  • KA’R-I NÂ-YÂB: Dibi bulunmayacak derecede derin olan. Devamını Oku

  • BÜYUN: Geniş ve derin kuyu. * Mıntıkalar, bölgeler, yerler. Devamını Oku

  • HANADIK: (Handek. C.) Hendekler. Bir mekânın etrafına kazılan geniş ve derin çukurlar. Devamını Oku

  • HANDEK: Kale ve tarla gibi yerlerin etrafına kazılan geniş ve derin çukur. Hendek. Devamını Oku

  • CEVARİH: El, ayak gibi vücud azaları.(Cevârih, cârihanın cem’idir ki, esasen cerhden me’huz olup te’sir mânası mülâhazasıyla kâsibe mânasına isim olmuştur. Cevarih, kevasib demektir. Bunun için el, ayak ve ağız gibi yaralayıcı âlet olan azaya cevarih denildiği gibi, av tutan yırtıcı hayvanlara ve kuşlara dahi kevasib ve cevarih denilir ki, burada murad budur. E.T.) Devamını Oku

  • ESMA-İ ZÂTİYE: Zâta ait isimler. * Allah’ın zâtına ait isimleri.(Zât-ı Vâcib-ül-Vücud’un bin bir esmasından bir kısmına “Esma-i Zâtiye” denilir ki, her cihetle Zât-ı Akdes’i gösterir. Onun adı ve onun ünvanıdır. “Allah, Ehad, Samed, Vâcib-ül-Vücud” gibi çok esmâ var. Bir kısmına da “Esmâ-i Fiiliye” tâbir edilir ki, çok nevileri var. Meselâ: “Gaffâr, Rezzak, Muhyi, Mümit, Mün’im, Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar