İRTAC Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İRTAC kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İRTAC: Bir kimsenin sözünü kesme, konuşturmama. * Devamlı yağmur ve kar yağma. * Kapıyı örtme, kapama. * Kıtlık her tarafa yayılma.

Sponsorlu Bağlantılar

İRTAC ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MİRTAC: Kapı kilidi. * Dar yol. Devamını Oku

  • SETR: (Setir) Örtme, kapama, gizleme. Devamını Oku

  • KATİA: (C.: Katâi’) Kesme, kat etme. * Kırılma. * Alâkayı kesme. Ahbaplığı kesme. * Vergi. * Arazi. Devamını Oku

  • HERT: Dokunaklı söyleme, iğneleyici bir şekilde konuşma. * Yırtma. * Dürtme. Devamını Oku

  • MÜBAHASAT: (Mübâhese. C.) Mübâheseler. Bir şeye dâir iki veya daha fazla kimsenin kendi aralarında yaptıkları konuşmalar.* Bahse girişmeler. İddiâlı ve karşılıklı konuşmalar. Devamını Oku

  • TECLİL: (Cüll. den) Hayvana çul örtme, hayvanı çulla örtme. Devamını Oku

  • ZEBH: Kesme, boğazlama. Kurban kesme. (Boğazlanmış veya boğazlanacak hayvana da “zebiha” denir.) Devamını Oku

  • MU’RİZ: İ’raz eden. Yüz çeviren. Başka tarafa dönen. Ta’riz eden. Dokunaklı konuşan. Devamını Oku

  • MÜN’ATIF: Bir tarafa doğru teveccüh etmiş. Meyillenen, bir tarafa yönelen. Mütemâyil, meyledici. Devamını Oku

  • İMALE: Bir tarafa meylettirmek. Bir tarafa eğmek. * Benzetmek. * Mal vermek. * Edb: Bir heceyi vezne uydurmak için uzatarak okumak. Devamını Oku

  • Fİ’L-İ HİKÂYE: Gr: Geçmiş zamanda olmuş fakat konuşan kimsenin görmüş olduğu bir işi anlatan fiil. Meselâ: Okumuş idi, yazmış idi, vurdu gibi. Devamını Oku

  • MÜTEKELLİM-İ VAHDE: Konuşan kimsenin yalnız kendine ait fiili gösteren kelimelerin sigasıdır. Baktım, görüyorum, gezmişim, oturacağım gibi. (Bak: Mütekellim-i maalgayr) Devamını Oku

  • TEHABBÜS: (Habs. den) Kendini bir yere kapama. Hapsetme. Devamını Oku

  • RÜSUH: İlim ve fennin derinliğine vukufiyet. Sağlamlık. Devamlılık. Yerinde, sağlam, sâbit ve devamlı olmak. * Meharet, meleke. Devamını Oku

  • TAHALLÜD: (Huld. dan) Bir yerde devamlı kalmak. Devamlı olmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar