İRİN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İRİN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İRİN: (Bak: Cerahat)

İRİN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KİH: İrin, cerahat. Devamını Oku

  • MİDDE: Cerahat, irin. Devamını Oku

  • MÜTEKAYYİH(A): (Kayh. dan) İrinli. Cerahat bağlamış. Devamını Oku

  • SAHC: Bağırsağın yaş olup cerahat vermesi. * Kaşımak. * Tırmalamak. Devamını Oku

  • ZERDAB: (Zerd-âb) f. İrin, cerahat. * Safra. * Beyaz şarap. Devamını Oku

  • MÜNDEFİAT: Yaralardan çıkan irin, cerahat gibi şeyler. Devamını Oku

  • NEKBE: (C.: Nekebât) şiddet, meşakkat. * Bir şeyin kesilmesiyle olan cerahat. Devamını Oku

  • BÂSÛR: (C.: Bevâsir) Tıb: Mayasıl. Kalın bağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesi ve bazen iltihablanması sebebiyle, makadın içinde ve dışında meydana gelen memeler yüzünden makaddan kan ve cerahat gelmesi hastalığı. Devamını Oku

  • ÇAĞZ: f. Kurbağa. * Korku, havf. * Kapandığı halde hâlâ içinde cerahat bulunan yara. * Ah ü fizar. İnilti. Devamını Oku

  • AKINTI: Bir sıvı cismin mütemadiyen hareketi, akış. * Nehir veya deniz suyunun bir tarafa doğru cereyanı. * Bazı hastalıklarda vücuttaki bir delikten cerahat akması. Devamını Oku

  • NEZLE: (C.: Nevâzil) Burnun akmasını mucib olan hastalık. * Vücudun herhangi bir organından cerahat veya başka bir maddenin akması. Devamını Oku

  • CERAHAT: Yaradan akan irin. Yaralı vücudda toplanan kandaki küreyvât-ı beyzâdan (ak yuvarlardan) mürekkeb kan. Yaradan akan beyaz akıcı cisim. Devamını Oku

  • SABİRÎN (SÂBİRÛN): Sabredenler. (Bak: Sabr) Devamını Oku

  • UKBE BİN AMİR BİN KAYS EL-CÜHENÎ (R.A.): Ashab-ı Kiramın mümtaz fakihlerinden ve Kur’an-ı Kerim’i ezberleyip yazanlardandır. 55 Hadis-i Şerif rivayet etmiştir. Mısır Valiliğinde bulunmuş ve orada Hicri 58 tarihinde vefat etmiştir. Devamını Oku

  • ERHAM-ÜR RÂHİMÎN: Merhametlilerin en merhametlisi. * Allah’ın (C.C.) sıfatlarındandır. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar