İNŞAALLAH Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İNŞAALLAH kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İNŞAALLAH: Allah izin verirse. Allah nasibederse (meâlindedir). (Bak: Tabii)

Sponsorlu Bağlantılar

İNŞAALLAH ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MAŞAALLAH: Allah’ın istediği gibi. * Allah korusun, Allah saklasın (meâlinde duâdır.) Devamını Oku

  • TEVEKKELTÜ ALALLAH: Allah’a tevekkül ettim (meâlindedir). Devamını Oku

  • YEMİN: Sözü Allah’ı (C.C.) zikrederek kuvvetlendirmek. Kasem. * El tutuşarak, Allah’a bağlılıklarını bildirerek, Allah’a ve birbirlerine söz vererek ahitleşmek. * Mübarek. * Sağ taraf, sağ el. Devamını Oku

  • MÜ’MİN: Allah’a ve emirlerine, kanunlarına iman eden. İnanan. Allah’a, âhirete, kitablarına, meleklerine, peygamberlerine ve kadere iman edip itaat eden kimse. * Emniyete kavuşan. * Korkulardan emniyet veren (Allah C.C.) (Bak: İman, Kâfir) Devamını Oku

  • NECM-ÜD DİN: (Bizde daha çok Necmeddin şeklinde telâffuz olunur) Dinin necmi, yıldızı meâlindedir. Devamını Oku

  • HARAM: Helâl olmayan, İslâmiyetçe ve dince nehyedilen şeyler ve ameller. Allah’ın izin vermediği, men’ettiği şeyler. Helâlin zıddı olan şey. Devamını Oku

  • ZÜMRE-İ MUVAHHİDÎN: Bir Allah’a inanmış ve O’nun emirlerinden ayrılmak istemeyenler. Bir Allah’a inanıp başka fikre aldanmayanlar. Devamını Oku

  • Nİ’MET-İ İLÂHİYE: Allah’ın nimeti. Allah’ın verdiği nimet. Devamını Oku

  • ZARURİYYAT-I DİNİYYE: İman edilmesi zaruri olan dinin esasları, (Allah Teâlâya, Âhiret gününe, Meleklere, Peygamberlere, Kitaplara ve hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmak.) Devamını Oku

  • Lİ-VECHİLLAH: Allah için. Allah nâmına, Allah aşkına.(Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız, Lillâh, Livechillâh, Lieclillâh rızâsı dâiresinde hareket ediniz, o zaman sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer. L.) Devamını Oku

  • Lİ-VECHİLLAH: Allah için. Allah nâmına, Allah aşkına.(Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız, Lillâh, Livechillâh, Lieclillâh rızâsı dâiresinde hareket ediniz, o zaman sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer. L.) Devamını Oku

  • AKS-ÜN NAKÎZ: Birbirine zıt olan iki şey. * Man: Mevzuun nakîzini yüklem; ve yüklemin nakîzini de mevzu kılmak. Misâl: “Her aklı başında olan insan Allah’ı tanır” kaziyesinden aks-ün nakîz yolu ile şu hüküm elde edilir: “Allah’ı tanımayanlar, aklı başında olmayan insanlardır.” Devamını Oku

  • HUZ MÂ SAFÂ, DA’MÂ KEDER: “Safâ olanı al, keder vereni bırak”, “Allahın müsaadesi olan ve neticesi safâ veren şeyi al, sonu keder vereni bırak”, “İyisini al, kötüsünü bırak” meâlindedir. Devamını Oku

  • ASHÂB-I YEMİN: Ahid ve yeminlerinde sebât edenler. Kendi kazançlarından ziyâde Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve ikrâmına kavuşacakları ümid edilenler. Allah’a itâatleri ve amelleri iyi olup ahirette amel defterleri sağ taraftan verilecek olanlar. Sağcılar. Mukaddesatçılar. Kur’an ve İmân yolunda Allah (C.C.) için çalışanlar ve bunlara taraftar olanlar. Sağlam ve helâl dâiresinde çalışan kimseler. Cennetlik olanlar. Devamını Oku

  • EL-İYAZÜ-BİLLAH: Allah’a sığınır, Allah’a iltica ederiz. Allah korusun, Allah saklasın (meâlinde duâ). Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar