İMTİYAZ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İMTİYAZ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İMTİYAZ: Diğerlerinden ayrılmak. Farklı olmak, benzerlerinden ayrılmak. * Resmi veya hususi izin. * Masraflı veya mes'uliyetli bir işin başkaları yapmamak üzere bir şahıs veya şirket yahut da bir hey'ete tahsis edilmesi.

Sponsorlu Bağlantılar

İMTİYAZ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İMTİYAZ MADALYASI: 2. Abdülhamid’in 11/10/1885 tarihli emriyle devlet ve memleket yararına hizmet edenlere, vazifeyle gönderildikleri yerde başarı gösterenlere verilmek üzere çıkarılan madalya. Altun ve gümüşten olmak üzere iki çeşit olan bu madalyaların ön yüzünde II. Abdülhamid’in “Elgazi” tuğrası, bunun altında saltanat arması yer alır. Arka yüzünde: “Devlet-i Osmaniye uğrunda fevkalâde ibraz-ı sadakat ve şecaat edenlere Devamını Oku

  • MA-BİHİ-L-İMTİYAZ: Kendisi ile imtiyaz kazanılan şey. Devamını Oku

  • REF’-İ İMTİYAZ: İmtiyazın, sınıflamanın kalkması. Aynı hakka sahip herkese aynı muâmele yapılması. Devamını Oku

  • SÂHİB-İ İMTİYAZ: İmtiyaz sahibi. Devamını Oku

  • İMTİNAN: Minnet. Kendine minnet etmek. Birisine yaptığı ihsan ve iyiliği başına kakmak. * Memnun olmak. * Birisinin çok iftiharla sevdiği ve mâlik olduğu şeye nâil olmak. Devamını Oku

  • İMTİSAL: Nümune kabul etme. * Uymak. Ayrılmamak üzere inkıyad etme. * Mesel ve kıssa söyleme. * Bir şeyin suretine girme. * Muvafakat ve mutabakat etme. * Katili kısas etme. (Bak: Dimağ) Devamını Oku

  • İMTİSAL: Nümune kabul etme. * Uymak. Ayrılmamak üzere inkıyad etme. * Mesel ve kıssa söyleme. * Bir şeyin suretine girme. * Muvafakat ve mutabakat etme. * Katili kısas etme. (Bak: Dimağ) Devamını Oku

  • NİYAZİ-İ MISRÎ: (Mi: 1618 – 1694) Malatya’nın Soğanlı köyünde doğdu. Şâir ve tasavvufçu olup Halvetî tarikatının Niyaziye veya Mısriye şubesini kurmuştur. Mısır’da Câmi-ül-Ezher’de tahsil gördü. 1646’da İstanbul’a döndü ve Sokollu Mehmed Paşa Medresesinde irşada başladı. Eserlerinden bazıları şunlardır: Risale-i Hasaneyn, Mevâid-ül İrfan ve Avâid-ül İhsan, Hidayet-ül İhvan, Mektubat gibi eserleri ve bir de şiirlerini cami’ Devamını Oku

  • İMTİZAC: Muvafık ve mutabık olmak. Mezcolmak, uyuşmak. İyi geçinmek. Karışmak. Devamını Oku

  • İMTİŞAT: Tarama. Saç veya sakal tarama. Devamını Oku

  • İMTİHAN: Deneme, Tecrübe etmek. * Bir şeyin hakikatına ıttılâ peyda etmek için çok dikkatle düşünmek. * Salâhiyet veya salâhiyetsizliğini anlamak için yapılan teftiş ve tecrübe.(Hakîm-i Ezeli, inâyet-i sermediye ve hikmet-i ezeliyenin iktizası ile, şu dünyayı, tecrübeye mahal ve imtihana meydan ve esmâ-i hüsnâsına âyine ve kalem-i kader ve kudretine sahife olmak için yaratmış ve tecrübe Devamını Oku

  • İBTİYAZ: Biriktirip yığma. Devamını Oku

  • İRTİYAZ: Riyâzet yapma, nefsine eziyet etme. Devamını Oku

  • İCTİYAZ: Geçmek, mürur. Devamını Oku

  • NİYAZ: f. Yalvarma, yakarma. Dua. * Rağbet ve istek. * Hâcet, ihtiyaç. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar