İLHA’ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İLHA’ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İLHA': Boş şeylerle meşgul etmek. Gaflet.

Sponsorlu Bağlantılar

İLHA’ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • GAFLET: Dikkatsizlik, endişesizlik, vurdumduymazlık. En mühim vazifeyi düşünmeyip, Cenab-ı Hakk’a itaat gibi işleri bilmeyip, başka kıymetsiz şeylerle uğraşmak. Nefsine ve hevesâtına tâbi olarak Allahı ve emirlerini unutmak. Devamını Oku

  • TEVEHHÜM-İ EBEDİYET: Ebedî yaşayacağını zannedip Allah’ın emirlerinden ve âhiret için hazırlanmaktan gaflet etmek. Hiç ölmeyecekmiş gibi evhâm ile sâdece bu dünyayı ve dünya menfaatlerini düşünmek.(Dünyada, tevehhüm-ü ebediyet hükmünce gaflet veya dalâlet neticesinde; mevti adem ve firakı ebedî tasavvur ettiğinden, yumuşak döşeğine bedel kabrin toprağını düşünüp gaflet ve dalâlet cihetiyle, Erhamürrâhimîn’in Cennet-i Rahmetini ve Firdevs-i Nimetini Devamını Oku

  • TESAMUH: Hoş görme. Hoş görürlük. Birbirine kolaylık gösterme. Kayıtsız olma. Gaflet etmek. * İhmal etmek. Devamını Oku

  • TEFAHUR: Fahirlenmek. İftihar etmek. Kendini iyi görüp, kusurdan gaflet etmek. Devamını Oku

  • TEAMÜS: Gaflet etmek. Câhillik etmek. Devamını Oku

  • HAYAL-PEREST: f. Hayalî şeylerle çok uğraşan. Çok hayal kuran. Dalgın. Olmayacak şeylerle avunan. Devamını Oku

  • HÂB-I GAFLET: Gaflet uykusu. Devamını Oku

  • TAGŞİŞ: (Gışş. dan) Karıştırmak saflığını gidermek. Değerli bir şeyi değeri olmayan şeylerle karıştırmak. * Aklı gidermek. * Hayran etmek. Devamını Oku

  • İSRAF: Lüzumsuz yere harcamak. Malı ve parayı lüzumsuz yere sarf etmek. İhtiyacından fazla istihlâk etmek ve harcamak. * En lüzumlu aslî vazifeleri bırakıp en lüzumsuz veya zararlı şeylerle meşgul olarak ömrünü veya gençliğini boş yere harcamak.(Hâlik-ı Rahim, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise; şükre zıttır, nimete karşı hasâretli bir istihfaftır. İktisad ise: Devamını Oku

  • İBTAL-İ HİSS: Duygusunu battal etmek ve uyuşturmak.(Evet, şu elim elemi ve dehşetli mânevi azabı hissetmemek için ehl-i dalâlet, ibtâl-i his nev’inden gaflet sarhoşluğu ile muvakkaten hissetmez. Fakat hissedeceği zaman kabre yakın olduğu vakit birden hisseder. Çünki, Cenab-ı Hakka hakiki abd olmazsa kendi kendine mâlik zannedecek. S.) Devamını Oku

  • MÜTEZAMMIH: Güzel kokulu şeylerle karışmış olmak. Devamını Oku

  • İFCAS: Mânâsız ve münasebetsiz şeylerle kibirlenme. Devamını Oku

  • KELKÂHYA: Mc: Vazifesi olmayan şeylerle alâkadar olan. Her şeye karışan. Devamını Oku

  • KÜNGÂN: f. Toprak ve çimento gibi şeylerle yapılan su borusu, su yolu. Devamını Oku

  • TURFE-KÂR: f. Garip şeylerle uğraşan. Şaşılacak şeyler yapan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar