İ’LAN (İLÂN) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İ’LAN (İLÂN) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İ'LAN (İLÂN): Belli etmek. Yaymak. Herkese duyurmak. * Gazetelerde veya sokaklarda duvarlara kâğıt yapıştırarak ticari bir iş, bir adres veya başka bir şeyi herkese bildirme. * Açığa vurma, yayma, meydana çıkarma.

İ’LAN (İLÂN) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İFŞA: (C.: İfşâât) Duyurmak. Fâşetmek. Meydana çıkarmak. Gizli bir şeyi herkese duyurmak. Devamını Oku

  • TA’LİN: Aşikâr etme. Meydana çıkarma. Açığa vurma. Devamını Oku

  • MÜCAHERE: (Mücaheret) Açığa vurma, belli etme, meydana çıkarma. Devamını Oku

  • TEZAVÜL: Bir şeyi ortaya çıkarma, bir şeyi meydana getirme. Devamını Oku

  • İFDAH: (Fadih. den) Kötülüğü açığa vurma. Kusur ve ayıpları meydana çıkarma. Devamını Oku

  • NİTAH: Tos vurma, toslaşma. Boynuzla vurma. * Vuruşup kavga etme. Devamını Oku

  • İDAB: Herkesi ziyafete davet etme. Sofrası herkese açık olma. * Doğruluğunu ve hak olduğunu herkese bildirme. Devamını Oku

  • BİLİNÇ: t. Psk: İnsanın kendi varlığından ve kendine tesir eden çevresinde meydana gelen hadise ve değişikliklerin, bilgisine sahip olması hali. Şuurun dereceleri vardır. Meselâ: Düşünüyorum ve düşündüğümü biliyorum, yine düşündüğümü bildiğimi de biliyorum ve hakeza. Şuurlu olma ruhun bir vasfıdır. Maddede şuur yoktur. Ve şuurun maddi izahı şuursuzca bir izah olup batıldır. (Bak: Şuur) Devamını Oku

  • İŞAA: Bir haberi yaymak, duyurmak. Bir şeyin şuyuuna, yayılmasına sebeb olmak. Devamını Oku

  • BİLİNÇALTI: t. Psk: Şuur altı. Geçmişte yaşadığımız ve etkisi altında kaldığımız hâdiselerden şimdi hatırlayamadıklarımız, şu anda da varlığımızda meydana gelen hadiselerden bilgisine sahip olmadıklarımızın hepsi. İnsan şuurlu hareket ettiği gibi şuuraltı etkilerle de hareket eder. İnsan şuuraltının etkisiyle hareket ettiği zaman bu hareketini şuuruyla izah ederken bahane sebepler bulur. Ama bu sebepler hareketin mahiyetini izahtan Devamını Oku

  • SÂLİKÂN: (Sâlik. C.) Sâlikler. Bir tarikata girmiş veya bir şeyhe bağlanmış kimseler. Devamını Oku

  • LÂM-I TA’RİF VEYA LÂM-I İSTİĞRAK: Kelimenin mânâsını umuma teşmil ettiği için, istiğrak mânâsı verilir. El-i istiğrak veya harf-i ta’rif de denir. Meselâ: Hamd kelimesi herhangi bir hamdi ifâde ettiği halde; El-Hamd dediğimiz zaman her ne kadar hamd varsa, bütün hamd ve senâlar mânâsına gelir. Bu, harf-i ta’rif ile olur. Harf-i ta’rif bir kelimeyi belirsiz halden Devamını Oku

  • TAAYYÜN: Meydana çıkmak, âşikâr olmak, belli başlı ve itibarlı görünen insanlardan olmak. Devamını Oku

  • TELHİN: (C: Telhinât) Okurken kelime veya harf değiştirme. * Yanlışını çıkarma. Devamını Oku

  • MÜNŞERİH-ÜL BÂL: Gönlü neşeli. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar