İKAD-I KANADİL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İKAD-I KANADİL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İKAD-I KANADİL: Kandillerin yakılması.

İKAD-I KANADİL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KANADİL: (Kandil. C.) Kandiller. Devamını Oku

  • ŞİKESTEBÂL: f. Kanadı kırık, kırık kanatlı. * Mc: Kederli, üzgün. Devamını Oku

  • LAGB (LÜGÂB): Zahmet, meşakkat. * Güve yemiş kuş kanadı. * Zayıf adam. Devamını Oku

  • YUNUS EMRE: (Vefat Mi: 1320) Porsuk Nehri’nin Sakarya’ya döküldüğü yere yakın Sarıköy’de doğduğu söylenir. Tasavvufî halk edebiyatının veli şâiri olan Yunus Emre, yaşadığı devirde halk tabakasını irşad ve tenvir etmiştir. Bir çok memleketleri ve bu arada Konya, Şam ve Azerbeycan’ı dolaştı. Konya’da Mevlâna ile görüştü. Risalet-in Nasuhiye isminde Mesnevî tarzında bir eser yazdı. Şiirleri daha Devamını Oku

  • BEDUH: Eski yazıda mektub zarfları üzerine yazılması ve zarfa basılan mühüre kazdırılması mûtad ve aslı meçhul bir sözdür. Devamını Oku

  • TILSIM-I MÜŞKİLKÜŞÂ: Açılması ve anlaşılması zor olan İlâhî gizli mânaları, hakikatları açan tılsım. Devamını Oku

  • İSTİZADE: (Ziyade. den) Arttırılmasını arzulama, çoğaltılmasını isteme. Devamını Oku

  • MÜSTA’CEL: Acele yapılması lüzumlu olan, çabuk yapılması gereken. Devamını Oku

  • İSTİRFA’: (Ref’. den) Yapılmasını arzulama. * Yukarı kaldırılmasını isteme. Devamını Oku

  • NEZR: Adak adamak. * Fık: Cenab-ı Hakka ta’zim için mübah bir fiilin yapılmasını deruhde etmek, öyle bir işin yapılmasını kendi nefsine vacib kılmaktır. Devamını Oku

  • İSTİSHAB: Fık: Mazide sabit olup bilâhare zâil olduğu bilinmeyen bir şeyin hâlâ devam ettiği sayılmasıdır. (Birisinin ölümüne dair kat’i haber olmasa sağ sayılması gibi.) Devamını Oku

  • CENAH-I TÂİR: Kuş kanadı. Devamını Oku

  • BAL-ŞİKESTE: f. Kanadı kırık. Devamını Oku

  • HAVAT: Tavşancıl kanadının fısıltısı. * Ses, sadâ. Devamını Oku

  • SAK’: Kuşun, kanadını çırparak öttürüp uçması. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar