İHBARAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

İHBARAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İHBARAT: Bildirilen haberler. İhbarlar. Bildirilen hadis-i şerifler.

Sponsorlu Bağlantılar

İHBARAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İSTİHBARAT-I MEVSUKA: Sağlam ve inanılır doğru haberler. Devamını Oku

  • İSTİHBARAT-I MEVSUKA: Sağlam ve inanılır doğru haberler. Devamını Oku

  • İSTİHBARAT: Duyulup öğrenilenler. Alınan haberler. * Haber toplama merkezi. Devamını Oku

  • HADÎS-İ MÜRSEL: Peygamberimiz’den (A.S.M.) işitildiği bildirilen hadis-i şerif. Devamını Oku

  • MÜCAHEDE: (C.: Mücahedât) Cihad etme. * Din düşmanına karşı koyma. Çarpışma. * Uğraşma. Çalışma. Gayret gösterme.İslâmiyette mücahedenin ehemmiyeti hakkında Deylemî’den (R.A.) mervi Hadis-i Şerif meâli: “Allah bir kulu sevdiği vakitte onu Zât-ı Uluhiyetine hizmet etmek için seçer. Onu kadınla ve evlâd ile meşgul ettirmez.” Bu, bâhusus hicretin 200 senesinden so a içindir. Çünki bir de Devamını Oku

  • FAHL: İleri gelen. Üstün. Hatırı sayılır adam. * Erkek. (hayvan) * Aygır. * Beyitler, hadis-i şerifler, rivâyetler anlatan kimse. Devamını Oku

  • DELİL-İ NAKLÎ: Kur’an, Hadis-i Şerif veya diğer mukaddes kitaplardaki verilen haberler ile olan delil. Devamını Oku

  • İLM-İ HADİS: (İlm-i Rivayet – İlm-i Ahbâr – İlm-i Âsâr) Resulüllah’ın (A.S.M.) akvâli (sözleri), ef’ali ve hallerine dâir ilimdir. Ehl-i hadis ıstılahında; tarihe ve siyere dâir hadis-i şeriflere bazan İlm-i Hadis-ül Halk, bazan da Sîre (Sîret) tabir edilir. (Bak: Hadis) Devamını Oku

  • ZÜ-L FİKAR: (Zülfekar) Resül-ü Ekrem (A.S.M.) zamanında bir kâfire âit kılıç iken Hz. Peygamber (A.S.M.) Bedir Muharebesinde Hz. Ali’ye (R.A.) verdiği ve ucu iki kısma ayrılan meşhur kılıç.(Mecâzen, şimdiki devirde Hz. Peygamber (A.S.M.) ve Kur’an-ı Kerim hakkında inkâra ve şüpheye düşenleri ilmen, aklen ikna edip, mânen küfrü kesen Risale-i Nur Külliyatından çok mühim bir eserin Devamını Oku

  • HÂFIZ: Kur’ân-ı Kerim’i tamamen ezbere okuyan. * Kur’an-ı Kerim’in mânası ile beraber her şeyini yaşamaya ve muhafazaya çalışan. * Muhafaza eden. Koruyan. Hıfzeden. (Hadis ilmi ile meşgul ve mütehassıs olup yüzbin hadis-i şerifi senetleri ile beraber ezberden okuyanlara da Hâfız-ül hadis denirdi.) (Ist. Fık. K.) Devamını Oku

  • MÜCEDDİD: Yenileyen. Yenileyici. Hadis-i sahihle bildirilen, her yüz yıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyacına göre ders vermek üzere gönderilen büyük âlim ve Peygamberin (A.S.M.) vârisi olan zât.(Ashab-ı Kütüb-ü Sitte’den İmam-ı Hâkim Müstedrek’inde ve Ebu Dâvud Kitab-ı Sünen’inde, Beyhakî Şuab-ı İman’da tahriç buyurdukları: $Yâni: “Her yüz senede Cenab-ı Hak bir müceddid-i din gönderiyor.” S.T.)(Her asır başında Devamını Oku

  • ŞEYH-ÜL HADİS: İkiyüz bin Hadis-i Şerifi, rivayet edenleriyle birlikte ezbere bilen büyük hadis âlimi. Devamını Oku

  • HADÎS-İ ŞEYHEYN: En muteber ve büyük hadis âlimlerinden İmam-ı Buharî ve İmam-ı Müslim’den rivayet edilen hadis-i şerif. Devamını Oku

  • İLM-İ FİTEN: Asr-ı saadetten so a zuhur eden hâdiselere, fitnelere dâir olan hadis-i şeriflere, ehl-i hadis ıstılahında İlm-i Fiten denilmektedir. Devamını Oku

  • İBN-İ HACER-İ ASKALANÎ: (Hi: 773-852) Büyük hadis âlimidir. Şafiî mezhebinin meşhur fukahasından olup hadis üzerine çok eserleri vardır. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar