İBTİKA’ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İBTİKA’ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

İBTİKA': Bir şeyin renginin fıtri olarak değişikliğe uğraması.

İBTİKA’ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÂLÎZ: f. Alihten $ veya Aliziden fiilinden emirdir. İsm-i fâili Alizende Türkçedeki mânası: Zayıf, cılız. * Farsçada: Hayvanın ürküp sıçraması, çifte atması, huysuzluk edip sıçramasına denir. Devamını Oku

  • İBTİHAS: Bir şeyin doğruluğunu öğrenmek için soruşturma, tetkik etme. Devamını Oku

  • İBTİNA’: (Binâ. dan) Bir şeyin üzerine bina etme. Bir dava veya bahiste bir şeye istinad etme. Devamını Oku

  • İBTİDAEN: Önceden, ilk ve başlangıç olarak. Devamını Oku

  • İBTİNAEN: İbtinâ ederek, mübteni olarak, dayanarak. Devamını Oku

  • İBTİDAÎ: Başlangıca ait, en önce olarak. İlk, evvelâ. * Ham, işlenmemiş. * İlk tahsil veren okul. (Daha da evvel bunun yerine “Sıbyan Mektebi” tabiri kullanılırdı.) Devamını Oku

  • TESBİT: Sağlam olarak yerleştirme. Yerinden kımıldayamaz hâle getirme. * Bir şeyin aslını kat’i olarak bulma. Devamını Oku

  • AYNEN: Bir şeyin aslı veya kendisi olarak. Tıpkısına, hiç bir şeyi değiştirmeden, aynı olarak. Devamını Oku

  • BECAYİŞ-İ MEKÂNÎ: f. Yer değiştirme. Mekân değişikliği. Devamını Oku

  • ÜCUN: Suyun renginin ve tadının bozulması. Devamını Oku

  • RAMAS: Göz çapağı. Devamını Oku

  • SARAT: Suyun çok durmaktan dolayı renginin ve kokusunun değişmesi. Devamını Oku

  • DİDA’: Devenin şiddetle yelmesi ve sıçraması. * Ay sonu. Devamını Oku

  • DEBER: Savaşırken askerin bozulması, bozguna uğraması. Devamını Oku

  • ZEMU’ (ZEMİ’): Aceleci ve seri kimse. * Sıçraması birbirine yakın olan tavşan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar