HURUR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HURUR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HURUR: Düşmek, sukut.

HURUR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HURUR: Düşmek, sukut. Devamını Oku

  • HARRA: (Hurur) Yüksekten aşağı düşmek. Devamını Oku

  • BÜGUR: Düşmek, sukut. Devamını Oku

  • MUVAKAA: Düşmek, sukut. Devamını Oku

  • SUKUTİYE: Paraşüt. Devamını Oku

  • MEBDE-İ SUKUT: Sukutun başlangıcı. Düşüşün mebdei. Devamını Oku

  • MUSKIT: (C.: Muskıtât) (Sukut. dan) Düşüren, ıskat eden. Devamını Oku

  • MUSKITAT: (Muskıt. C.) (Sukut. dan) Düşürenler, ıskat edenler. Devamını Oku

  • SAKIT: Düşen, düşük. Kıymetsiz, sukut eden. Ölü olarak düşmüş çocuk. Devamını Oku

  • SUKUT-U MUTLAK: Mânen iyice tefessüh etme, iyi hasletlerin tamamen kaybolması. Devamını Oku

  • SUKUT-I MUSAMMEM: Düşmesi kararlaştırılmış. İktidardan düşürmek için hakkında karar alınmış. Devamını Oku

  • SUKUT: Düşme. Yukardan aşağıya birden iniverme. * Değerini kaybetme. Bozulma. * Devrilme. * Mahvolma. * Ahlâk bakımından alçalma. * Büyük bir vazifeden ayrılma. * Sarkma. * Çocuğun eksik veya ölü olarak doğması. Devamını Oku

  • VÜCUB: Vâcib ve lâzım olmak. * Sâbit olmak. * Sukut ve vuku. * Sübut ve temekkün cihetiyle lâzım olmak. Bırakılması mümkün olmamak. * Güneşin batması. * Muztarib olmak. Devamını Oku

  • SUKUT-I HAKK: Hakkın sukutu. Hakkın kaybolması. Devamını Oku

  • FESAD: Bozuk ve fenalık. Karışıklık. Haddi tecavüz edip zulmetmek. (Zıddı: Salâh’tır.)( $ Evet fıskla bozulan bir adam, bataklığa düşüp çıkamayan bir şahıs gibi çokların da o bataklığa düşmelerini istiyor ki, maruz kaldığı o dehşetli hâlet, bir parça hafif olsun. Çünkü musibet umumi olursa, hafif olur. Ve keza, bir şahsın kalbinde bir ihtilal, bir fenalık hissi Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar