HURŞUN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HURŞUN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HURŞUN: (C.: Harâşın) Ufacık bıtırak. (Davarların tüyüne yapışır.)

Sponsorlu Bağlantılar

HURŞUN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • VİKAL (VEKÂL): Devamlı diğer davarların ardına kalan davar. Devamını Oku

  • ANÛN: İsyankâr, kavgacı. * Davarların önünde yürüyen davar. Devamını Oku

  • NÜFUŞ (NEFÂŞ): Yabana yayılmak. * Davarların geceleyin yayılıp çobansız otlamaları. Devamını Oku

  • TAGAME: (C.: Tıgâm) Hor ve zelil kimse. * Ufacık kuşlar. Devamını Oku

  • NATFE: (Nıtfe) : Kabarcık. * Ufacık sivilce. Devamını Oku

  • TIKDE: Asmacık adı verilen ufacık taneler. Devamını Oku

  • ENBER: Kadın tuzluğu adı verilen ufacık kara yemiş. Devamını Oku

  • ZERRE: (C: Zerrat) Pek ufak parça. * Atom. * Çok küçük karınca. * Güneş ışığında görünen ufacık tozlar. * Küçük boylu adam. Devamını Oku

  • ABEKET: (C.: Abekât) Tâne, az şey. * Tuluk içinde kalan yağ bakiyyesi. * Ekmek parçası. * Yılan başı dedikleri ufacık akça boncuk. Devamını Oku

  • VAKAS: Boynun kısa olması. Ateşe attıkları ufacık değnekler. * İki nisap zekâtın arasındaki zekâtı olmayan hayvanlar. Devamını Oku

  • RAUFE: Kuyuyu temizleyen kişinin üzerine oturması için kuyunun dibine konan taş. * Davarlarını sulayan veya su içen kimselerin oturması için kuyunun kenarına konan taş. Devamını Oku

  • MEŞHUR HADİS VEYA HADİS-İ MEŞHUR: Asr-ı evvelde, Ahâdi hadis kabilinden iken ikinci asırda iştihar edip, kizb üzerine ittifakları aklen tecviz olunmayan bir cemaat tarafından rivâyet olunan hadis. İlm-i yakin derecesinde karib bir surette kalbe itmi’nan verir. Devamını Oku

  • ÇUN: f. (Tâlil edatı) Ne zaman ki, çünkü, şu sebepten ki, gibi, şâyet, zirâ, nasıl, niçin, çerâ.. den beri mânalarına gelir. Devamını Oku

  • HUR: Noksan, eksik. Devamını Oku

  • HURİ: (Ahver ve Havrâ kelimelerinin C.) Ahu gözlüler. Gözlerinin akı karasından çok olan, pek güzel ve güzellikleri tarif ve tavsif edilemiyecek derecede güzel olan Cennet kızları. (Bak: Hur – Hur-i în) (Sual: Ehadiste denilmiş: “Huriler yetmiş hulleyi giydikleri halde, bacaklarının kemiklerindeki ilikleri görünüyor.” Bu ne demektir? Ne mânası var? Nasıl güzelliktir?Elcevab: Mânası pek güzeldir ve Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar