HULBE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HULBE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HULBE: Hububattan olan böy.

Sponsorlu Bağlantılar

HULBE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DÜ’BUB: Zayıf nesne. * Çirkin huylu, kısa boylu kimse. * Kolay yol. * Uzun at. * Karınca nevinden bir nev. * Hububattan bir cins. Devamını Oku

  • BÜLSÜN: Mercimek mesabesinde hububattan bir habbe. (Bâzı yerde mercimek de derler.) Devamını Oku

  • MÜSENNA: Kat kat olan. * İkili. İki bölümden meydana gelmiş olan. İki kat olan, iki noktalı olan, iki defa nâzil olan Sure-i Fâtiha. Gr: İki şahsa veya iki şeye delâlet eden kelime. (Bak: Seb’ul-mesâni) Devamını Oku

  • HAKÎM: Hikmetle muttasıf olan ve mevcudatın hakikatına vâkıf olan. Hikmet mütehasssı. İlm-i hikmette mütebahhir ve mütehassıs olan. İş ve emirleri hikmetli ve yanlışsız olan. * Tabib, doktor. Devamını Oku

  • HAZIR: Huzurda olan, göz önünde olan. Amade ve müheyya olan. Gaib olmayan. * Müstaid olan. Devamını Oku

  • MÜSAFİR: Seferde ve muharebede olan. Yola çıkmış olan, yolcu. Yoldan gelen, başkasının evine gelmiş olan. * Fık: Onsekiz fersahtan uzak olan yerlere giden. (Bak: Mukim, Seferî) Devamını Oku

  • HAKK: (Bâtılın zıddı) Doğru. Gerçek. Vâcib ve lâzım olan. Her sâbit ve doğru olan şey. Adalet. Herkesin meşru olan salahiyeti, iktidarı, bir şey üzerindeki mâlikiyyeti. * Dâva ve iddia. * Hakikate uygunluk. * Geçmiş, harcanmış emek. Pay, hisse. * Münasib * Din. İslâmiyyet. * Kur’an. * Vukuu vâcib, geleceği şüphesiz olan. * Kıyamet. * Mahz-ı Devamını Oku

  • EVSÂT-I MUFASSAL: Kur’ân-ı Kerimin 86. suresi olan Tarık Suresinden 98. sure olan Beyyine Suresinin sonuna kadar olan surelerdir. Devamını Oku

  • EVSÂT-I MUFASSAL: Kur’ân-ı Kerimin 86. suresi olan Tarık Suresinden 98. sure olan Beyyine Suresinin sonuna kadar olan surelerdir. Devamını Oku

  • MUSANNA': So adan yapılmış. Sanatla ve düzgün yapılmış olan. Sanatkârane yapılmış olan. Usta elinden çıkmış olan. * Uydurulmuş, yapmacık. Devamını Oku

  • KISAR-I MUFASSAL: Kur’an-ı Kerim’de 99. sure olan Zilzal suresinden 114. olan Nas suresine kadar olan surelerdir. Devamını Oku

  • MÜZEYYEL: (Zeyl. den) Zeyli, ilâvesi olan. * Altına cevabı yazılıp geri gönderilen tezkere. * Eklentisi olan. Ekleme parçası olan. Devamını Oku

  • BELİĞ: Edb: Belâgatli kimse. Meramını tamamen, noksansız ve güzel sözlerle anlatmağa muktedir olan. * Kâfi derecede olan. Yeter olan. Devamını Oku

  • MES’UL: Yaptığı iş ve hareketlerden hesap vermeğe mecbur olan. Mes’uliyetli. Bir işin idâresi kendisine âit olan. * Ceza verilmiş olan. Devamını Oku

  • CÜFF: İçi boş olan şey. Kof. * Dimağa işlemiş olan baş yarığı. * Hurma çiçeğinin kabuğu. * Cemaat, topluluk. * Yarısı kesilip kova olmuş olan çürük ve eski kırba. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar