HÜDHÜD Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HÜDHÜD kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HÜDHÜD: Bir kuş ismi. Çavuş Kuşu veya ibibik denilir. (Peygamber Hz. Süleyman'ın (A.S.) zamanında, Hicaz ile Yemen arasındaki Sabâ nâm yerde melike olan ve güneşe tapan Belkıs ile Peygamber Süleyman Aleyhisselâm arasında muhabereye vesile olduğundan meşhur ve mübarektir.)

HÜDHÜD ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HUC-İ HÜDHÜD: İbibik ibiği, hüdhüd kuşunun ibiği. Devamını Oku

  • FETRET: Uyuşukluk, zayıflık. * Vahy ve semavî hükümlerin sükûn zamanı olduğu için, iki peygamber-i zişan devirleri arasındaki zaman. * Vukuu âdet halinde olan şeyin kesilme zamanı veya kesilmesi. * İki vakıa arasındaki geçen zaman. Terakki ve teâli devirleri arasındaki hareketsiz, sükûnetli geçen devir. * Tıb: İki ateşli hastalık arasındaki geçen zaman.(Suâl ediyorsunuz ki: Zaman-ı fetrette, Devamını Oku

  • HAREKET-İ DÂHİL: Tar: Kanuni Sultan Süleyman zamanında Süleymaniye medreselerinin binasından so a onikiye çıkarılan tarik-i tedris (okutma yolu) silsilesinin dördüncü mertebesindeki müderrislerine verilen bir ünvandır. Devamını Oku

  • SEBE’: (Sebâ) Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm’ın mucizesi sonunda imana gelen ve onunla evlenen Belkıs’ın Yemen’de hükmü altında bulundurduğu mâmur şehrinin ismi. * Bir Arab kavminin adı. * Bir devlet ismi. * Bir şahıs adı. Devamını Oku

  • TAHT-I BELKIS: Belkıs’ın tahtı. (Çok eski mecusi Yemen padişahlarından Şerahil’in kızı Belkıs, başka kardeşi olmadığından babasının yerine Yemen’e hükümdar olmuş idi. So a Süleyman Aleyhisselâm ile evlendi. Onun mu’cizeleriyle imana geldi.) Bak: Hüdhüd, Süleyman (A.S.) Devamını Oku

  • ÂDİYAT: (Âdi. C.) Her zaman meydana gelen hârikulâde ve birer mu’cize-i kudret olmakla beraber, insanlarca alışılmış olduğundan kuymeti bilinmeyen hâdiseler. * Kıymetsiz şeyler. (Kur’an, âyetleriyle insanların nazarını me’lüfatları olan şeylere çeviriyor. Âyetler, necimler gibi ülfet perdesini deler, atar. İnsanın kulağından tutar, başını eğdirir. O ülfetin altındaki havârık-ul âdât mu’cizeleri o âdiyat içerisinde gösterir. M.N.) Devamını Oku

  • BELKIS: Süleyman (A.S.) zamanında, Yemen’de Sebe şehrinde hükümet süren Himyerîlerden bir melikedir. Süleyman (A.S.) bunu Filistin’e çağırdı, geldi ve iman etti. (Bak: Taht-ı Belkıs)(Hz. Süleyman (A.S.) Taht-ı Belkısı yanına celb etmek için, vezirlerinden bir âlim-i ilm-i celb dedi: “Gözünüzü açıp kapayıncaya kadar sizin yanınızda o tahtı hazır ederim” olan hâdise-i harikaya delalet eden şu âyet Devamını Oku

  • SİNA: Musâ Peygamberin (A.S.) Allah (C.C.) kelâmına nâil olduğu, Süveyş ile Akabe Körfezi arasındaki bir yer ve bir dağ ismi. Cebel-i Musa veya Tur-u Sinâ da denir. * İbn-i Sinâ’nın ceddinin ismi. (Bak: İbn-i Sinâ) Devamını Oku

  • HİDEMAT-I İMANİYE: İmâni hizmetler. (Kur’an-ı Kerim’i ve mânâsını öğrenmeğe vesile olmak; imâni şüphelerin giderilmesine çalışmak; İslâmiyetin, hak din olduğunu isbat etmek veya isbâta vesile olmak gibi.) Görülen hizmetler. Eşyanın ve mahlukatın lisan-ı hâl ile esmâ-i İlâhiyeye ait yaptıkları tesbih ve ibadetleri. Devamını Oku

  • HÂCEGÂN-I DİVAN-I HÜMAYUN: Eskiden devlet dairelerindeki yazı işlerinin başında ve bir takım mühim memuriyetlerde bulunanlar hakkında kullanılan bir tâbirdi. İkinci Mahmud zamanında yenilikler yapılıp memuriyete mahsus rütbeler ihdas olunurken hâcegânlık da rütbe sayılmış ve bunlara ait nişanla, resmi günlerde giyecekleri elbise de tâyin olunmuştu. Bu suretle hâcegân-ı divân-ı hümâyun tâbiri de tarihe karışmıştı. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • HÂCEGÂN-I DİVAN-I HÜMAYUN: Eskiden devlet dairelerindeki yazı işlerinin başında ve bir takım mühim memuriyetlerde bulunanlar hakkında kullanılan bir tâbirdi. İkinci Mahmud zamanında yenilikler yapılıp memuriyete mahsus rütbeler ihdas olunurken hâcegânlık da rütbe sayılmış ve bunlara ait nişanla, resmi günlerde giyecekleri elbise de tâyin olunmuştu. Bu suretle hâcegân-ı divân-ı hümâyun tâbiri de tarihe karışmıştı. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • HUD: (Hâid. C.) Büyüklük. * Çok hürmet. * Bir Peygamber ismi. Rıfk, sükun ve vakar ile muttasıf olduğu için bu Peygambere Hud ismi verilmiştir. (A.S.) Yahudilere de bu isim söylenilmiştir. Nuh tufanından so a Yemen diyarında Hadremud civarında Ahkaf denilen yerde Ad Kavmine gönderilen Peygamber Hud (A.S.) idi. Devamını Oku

  • LOKMAN HEKÎM: Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen büyük zatlardan olup öğütleri ve ahlâkî, tıbbî sözleri ile tanınmıştır. Peygamber Davud (A.S.) zamanında yaşadığı rivayet edilmektedir. Peygamber veya veli olduğu hususunda ihtilaf vardır. Devamını Oku

  • HÂMİD: Cenab-ı Hakk’a hamd ü sena eden. Allah’a şükreden. * Hz. Peygamber’in (A.S.M.) isimlerindendir. Devamını Oku

  • ZÜ-L KARNEYN: İki boynuzlu. Kur’ân-ı Kerim’de adı geçen ve Peygamber olup olmadığı tam bilinmeyen büyük bir hükümdar ismi. İki zülüflü yahut da şark ve garbın hakimi olduğu için böyle denilir. Eski Yemen Padişahlarından birisidir. Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm zamanında bulunup Hazret-i Hızır’dan ders almıştır. Bazıları yanlış olarak bunu İskender-i Rumî ile karıştırır. İskender-i Rumî Milâddan 300 Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar