HORTLAK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HORTLAK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HORTLAK: Bazıların hakikatsız ve batıl inanışına göre mezarda dirilip geceleri çıkarak dolaştığı tevehhüm edilen ölü. Cadı, vampir.

Sponsorlu Bağlantılar

HORTLAK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HORTLAK: Bazıların hakikatsız ve batıl inanışına göre mezarda dirilip geceleri çıkarak dolaştığı tevehhüm edilen ölü. Cadı, vampir. Devamını Oku

  • ASES: Asâyişin muhafazası için geceleri dolaşan ve şimdiki polis vazifesini gören memurlar. Devamını Oku

  • EMANET: Eminlik. İstikamet üzere bulunmak. * Birisine koruması için teslim edilen şey. Birisine bir şeyi koruması için teslim edilen şey. Birisine bir şeyi koruması için bırakma. Emniyet edilip inanılan şey. * Başkasının hukuku emniyet edilip, inanılabilen. * Osmanlılar Devrinde bazı devlet dairelerine verilen isim. Şehr emâneti, Rusumat emâneti gibi…(Dinimiz, emaneti ehline bırakmamızı emreder. İdare makamları Devamını Oku

  • ŞEBZİNDEDAR: (Şeb-zindedâr) f. Geceleri çalışan, gece vakti işle meşgul olan. * Gece bekçisi. * Geceleri uyumayıp ibadet eden. Devamını Oku

  • MÜTEVEHHİMİN: (Mütevehhim. C.) (Vehm. den) Tevehhüm edenler, evhamlananlar. Devamını Oku

  • EMİN: Kalbinde korku ve endişesi olmayıp rahatta olan. Korkusuz. * Kendisinden korkulmayan. * Kendine inanılan. İtimat edilen. * İnanan, güvenen. * Çok iyi bilen, şüphe etmeyen. Devamını Oku

  • HAMİYET-İ CÂHİLİYE: f. Câhillikten gelen ırkçılık gibi bâtıl inanışları koruma gayreti. * Cenab-ı Hakk’ın ve Resul-ü Ekrem’in (A.S.M.) nehyettiği ve hak dine uymayan eski ve kötü inançları muhafaza gayreti. Devamını Oku

  • CADU: f. Büyücü, cadı. * Hortlak, gulyabani. * Acuze, çirkin kocakarı. * Çok güzel söz. Devamını Oku

  • LÂN: f. Hakikatsızlık, vefasızlık. Devamını Oku

  • İLTİVA: Burulmak. * Kıvrılmak, bükülmek. * Sarılıp birbirine dolaşmak. * Dalgalanma. * Eğri durma. * Nehrin dolaşıklı bir yatağı olma. Devamını Oku

  • NEKİR: Bilinmemiş olan. Muayyen olmayan. * Mezarda iki sual meleğinden birisinin adı. (Diğerininki; münkerdir) Devamını Oku

  • RUZ-İ HAŞİR: (Ruz-i hesab) Kıyamet günü. * Âhiretteki toplanma günü. Haşir günü. Dirilip toplanıp hesap görülecek gün. (Bak: Yevm) Devamını Oku

  • DEVİR: (Devr) (C: Edvâr) Nakil. Birisinin uhdesinden diğerinin uhdesine geçirmek. * Bir şeyi sonuna kadar okuyup bitirmek. Geçmiş dersleri hatırlama. * Bir şeyin çevresinde dolaşmak. Dönme. * Seyahat. Bir memleketi dolaşmak. * Bir şeyin kendi mihveri üzerinde dönmesi. * Aktarma, bir şeyin bir kaptan veya bir yerden diğerine nakli. * Bir şeyin diğerine teslimi. * Devamını Oku

  • MÜFLİHANE: f. Selâmete çıkarak. Felâh bularak. Devamını Oku

  • İSTİNSAREN: Arka çıkarak. * Yardım ümid ederek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar