HİYERARŞİ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HİYERARŞİ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HİYERARŞİ: Fr. Mevkilerin, salâhiyeterin ve rütbelerin önem sırası. * Sıra gözetilerek yapılan herhangi bir tasnif. * Huk: Aynı teşkilâta bağlı kişiler arasında yukarıdan aşağıya bir kontrol imkânı veren ve bu suretle astı üste bağlayan alâka.

Sponsorlu Bağlantılar

HİYERARŞİ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HÂCEGÂN-I DİVAN-I HÜMAYUN: Eskiden devlet dairelerindeki yazı işlerinin başında ve bir takım mühim memuriyetlerde bulunanlar hakkında kullanılan bir tâbirdi. İkinci Mahmud zamanında yenilikler yapılıp memuriyete mahsus rütbeler ihdas olunurken hâcegânlık da rütbe sayılmış ve bunlara ait nişanla, resmi günlerde giyecekleri elbise de tâyin olunmuştu. Bu suretle hâcegân-ı divân-ı hümâyun tâbiri de tarihe karışmıştı. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • HÂCEGÂN-I DİVAN-I HÜMAYUN: Eskiden devlet dairelerindeki yazı işlerinin başında ve bir takım mühim memuriyetlerde bulunanlar hakkında kullanılan bir tâbirdi. İkinci Mahmud zamanında yenilikler yapılıp memuriyete mahsus rütbeler ihdas olunurken hâcegânlık da rütbe sayılmış ve bunlara ait nişanla, resmi günlerde giyecekleri elbise de tâyin olunmuştu. Bu suretle hâcegân-ı divân-ı hümâyun tâbiri de tarihe karışmıştı. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • VÂHİB-ÜL HAYAT: Hayatı bağışlayan, hayat veren Allah (C.C.). Devamını Oku

  • VÂHİB: (Vâhibe) Bağışlayan, veren, ihsan eden, hibe eden. Devamını Oku

  • HİCRÎ TARİH: Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (A.S.M.) Mekkeden Medine’ye hicret ettiği günü başlangıç olarak alan tarih. Milâdi ve Rumi tarihler gibi oniki ay esasına dayanan hicri sene, Muharrem adı verilen ayla başlar, zilhicce ile sona erer. Oniki ayın adları şunlardır: Muharrem, safer, rebiül-evvel, rebiül-âhir, cemaziyel-evvel, cemaziyel-âhir, receb, şaban, ramazan, şevval, zilkade, zilhicce.Kamerî aylar yirmidokuzla otuz günleri Devamını Oku

  • HÜZN-AVER: f. Keder veren. Gam veren. Hüzün verici. Devamını Oku

  • HİCAB: Perde. Örtü. Hâil. * Utanma. Kendini kusurlu bilip insanlar arasından çekilmek. * Men’etmek. * Allah ile kul arasındaki perde. * Setretmek. Gizlemek. Devamını Oku

  • HÜRMET-İ MÜSAHERE: Sıhriyyet sebebi ile hâsıl olan haramlık. Yâni evlenmek sebebi ile meydana gelen akrabalık dolayısıyle hâsıl olan haramlıktır. Bu sıhriyyetin haramlık meydana getirmesi, ister meşru’ nikâhla olsun, ister gayr-ı meşru’ olsun “hürmet-i müsahere” meydana gelir.Meselâ: Hanefi mezhebinde, bir kimse kendisiyle gayr-i meşru’ suretle mukarenette bulunmuş veya bir uzvunu hâilsiz şehvetle tutmuş veya öpmüş veya Devamını Oku

  • DEYN-İ HÂL: Huk: Herhangi bir vakte bağlı ve te’hir edilmeyen borç. Devamını Oku

  • HİZMET: Birinin işini görme. Bir kimsenin hesabına veya menfaatına iş görme, bu suretle yapılan iş, vazife. Memuriyet. * Bir insan, hayvan veya nebatın muhtaç olduğu işler ve takayyüdat. Devamını Oku

  • TELMİH: (C.: Telmihât) Lâyıkiyle ve kâmilen keşfedip nazara arzetmek. * Bir şeyi açıkça söylemeyip başka bir mâna ifade için söz arasında mânalı söylemek. İmâ ile söz arasında başka bir mânayı ifade etmek. * Edb: İbârede bahsi geçmeyen bir kıssaya, fıkraya, ata sözüne veya meşhur bir şiire, bir söze işaret etmek. Devamını Oku

  • ŞABAŞHÂN: f. Beğenip alkışlayan. Devamını Oku

  • HÂFİR: Kazan, kazıcı, hafriyat yapan. Yerde çukur açan.(Esâsen kazıcı mânasına sıfat olmakla beraber, atın tırnağına isim olmuştur. Ve o münasebetle tırnağının kazdığı çukura, yani izine ve o suretle açılan çığıra dahi merdiyye mânasına râdiye ıtlak olunur. E.T.) Devamını Oku

  • MUSTASRİH: Bağırıp ağlayan. Meded bekleyen. Devamını Oku

  • MUSTASRİH: Bağırıp ağlayan. Meded bekleyen. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar