HITAN(E) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HITAN(E) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HITAN(E): Sünnet etmek.

HITAN(E) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MAHTUN: Sünnet olunmuş. Hitan edilmiş. Devamını Oku

  • MİNHAC-ÜS SÜNNET: Sünnet yolu. Sünnet caddesi. Hazret-i Peygamber’in (A.S.M.) gittiği, emrettiği şeriat yolu. Devamını Oku

  • EŞ’ARÎ: Eş’arî mezhebi veya o mezhepte olan. Asıl adı Eb-ul Hasan-ül-Eş’arî olan İmam-ı Eş’arî, Ehl-i Sünnet itikadını âyetlere, hadislere göre izah ve şerh ederek tesbit etmiştir. Ehl-i Sünnet Mezhebi itikadına tercümanlık ederek İslâmiyet’e büyük hizmet etmiştir. (Hi. 260-324) İtikada dâir meydana koyduğu hakikatları kabul edenlere Eş’arî ve Mezhebine de Eş’ariye denir. Devamını Oku

  • AZR: Sünnet etmek. Devamını Oku

  • MUKÎM-ÜS SÜNNET: Hz. Muhammed’in (A.S.M.) Tevrat ve Zebur’daki ismi, sünnet ikame eden. Devamını Oku

  • FIRKA-İ NÂCİYE: Kur’an-ı Kerim’e ve Sünnet-i Seniyeye sıkı sıkıya bağlı olup Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolundan ayrılmayan müslümanlar. Bunlar kıyamete kadar lütf-u İlahî ile devam eder. Devamını Oku

  • HAMİYET: Gayret. * Nâmustan gelen gayretle utanma veya kızma. * İstinkâf etmek. * Mukaddesatı ve milletin haklarını, mâmus ve haysiyeti korumak hususlarında gösterilen gayret ve ihtimam hasleti. İman ve İslâmiyeti ve Hz. Peygamber’in (A.S.M.) Sünnet-i Seniyyesini ve din ve mücahede kardeşlerini muhafaza ve müdafaa etmek gayreti. Devamını Oku

  • MİNNET: İyiliğe karşı duyulan şükür hissi. * Birisine iyilik etmek. * Yapılan iyilikleri sayarak başa kakmak. Devamını Oku

  • MÜRCİE: Ehl-i Sünnet mezhebine muhalif ve dalâlet ehli olan bir fırka. Devamını Oku

  • EŞAİRE: (Eş’ari. C.) Dinde meşhur imam Eb-ul-Hasan-ül-Eş’arî’ye bağlı olan sünnet ehlinin bir kısmı. Devamını Oku

  • SÜNNET-İ SENİYYE: Hz. Peygamber’in (A.S.M.) sözlerine, emirlerine ve harekâtına dâir en yüksek ve kıymetli hâller, tavırlar, hareket düsturları.(…İşte O Zâtın şefaatı altına girip ve nurundan istifade etmenin ve zulümat-ı berzahiyeden kurtulmanın çaresi: Sünnet-i seniyyeye ittiba’dır. L.) Devamını Oku

  • SÜNNÎ: Sünnet ehlinden olan kimse. Peygamberimiz Hazret-i Muhammed’in (A.S.M.) izinden giden, bütün düsturlarını Şeriat-ı İslâmiyeden alan, Ehl-i Sünnet denen ve Fırka-i Nâciye ismiyle yâdedilen zümreden olan. Devamını Oku

  • HAL’ (HULÂE): Debbâğların dibâgat ettikleri derinin kazıntısı. * Vurmak. * Men etmek, engel olmak. * Hediye vermek, atâ etmek. * Cima etmek. Devamını Oku

  • MESNUN: Sünnet olan. Sünnet olmuş olan. * Âdet edilen şey. * Bilenmiş bıçak. * Üzerinden ömürler geçmiş olan. * Şekillendirilmiş. * Kalıba dökülmüş. * Kokusu değişmiş. Devamını Oku

  • EDEB: Terbiye. Kavlen, fiilen insanlara lütuf ile muamele etmek. Güzel ahlâk. Usluluk. Hayâ. * Ist: Sünnet-i Resul’e (A.S.M.) uygun hareket etmek. * Utanılacak şeylerden insanı koruyan meleke; kuvve-i râsiha-i nefsiye. * Edebiyat ve ondan bahseden ilim.(Kur’anın edebi ise: Öyle bir hüznü verir ki, âşıkane hüzündür. Yetimâne değildir. Firak-ul ahbabdan gelir. Fakd-ül ahbabdan gelmez. Lemeat) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar