HİTABET BERATI Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HİTABET BERATI kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HİTABET BERATI: Eskiden vazifeli cami hatiblerine, hatibliğe tayin olduklarına dair verilen vesika. (Osmanlı İmparatorluğu zamanında yan zamanda halife olan padişahı temsil eden, cuma ve bayram hutbelerine çıkan bu hatiblere pek fazla ehemmiyet verilirdi. Hitabet beratı olmayan hatibler, cuma ve bayramlarda hutbe okuyamazlardı.)

Sponsorlu Bağlantılar

HİTABET BERATI ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KİTABET-İ FITRİYE: Fıtri olan yazılmış şeyler. * Kâinat sahifelerinin kitab gibi oluşu. Devamını Oku

  • KİTABET: Yazmak. Kâtiblik. Usulüne göre bir şeyi yazmak. Devamını Oku

  • EDEVAT-I KİTABET: Yazı vasıtaları. Devamını Oku

  • FENN-İ KİTABET: Çeşitli yazı usûl ve şekillerini öğreten ilim. Devamını Oku

  • BERAT-I HÜMAYUN: Padişahlara mahsus ferman. Devamını Oku

  • NAMAZGÂH: Namaz kılınan yer. İbadetgâh. Eskiden şehir dışında, kırda ve sed üzerinde mihrab konulmak suretiyle namaz kılınmak için yapılan yere verilen addır. * Bir kasabanın bütün halkını bir arada bulunduran geniş sahaya da bu ad verilirdi. Bayramlarda ve fevkalâde günlerde kasaba ve civar köyler halkı hep birden orada toplanırlardı. Devamını Oku

  • HİLÂL-İ ÎD: Bayram hilali. Bayram edileceğinin anlaşılmasına sebeb olan hilâl. Devamını Oku

  • ÂHİL: Erkeği olmayan kadın. * Fevkinde kimse olmayan yüksek padişah. Devamını Oku

  • MÜTEŞABİH(E): Birbirine benzeyenler. * Fık: Mânası açık olmayan âyet ve hadis. Kur’an-ı Kerim’in ve hadislerin mecazî mânalara gelen ifadeleri. “Muhkem” olmayan âyet veya hadis. * Zâhirî mânası kastedilmeyen ve teşbih ve temsil yoluyla hakikatlerin beyanında kullanılan ifade. Devamını Oku

  • HAZİNE-İ HÜMAYUN: Hazine-i Hümayun’da bulunan savaş eşyasından bir kısmının manevî değeri büyüktü. Diğer kısmının ise maddî değeri fazla idi. (Savaşlarda ele geçirilen kıymetli ganimet, padişahlardan kalmış olan değerli eşyalar gibi.) (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • HAZİNE-İ HÜMAYUN: Hazine-i Hümayun’da bulunan savaş eşyasından bir kısmının manevî değeri büyüktü. Diğer kısmının ise maddî değeri fazla idi. (Savaşlarda ele geçirilen kıymetli ganimet, padişahlardan kalmış olan değerli eşyalar gibi.) (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • SÂHİB-İ ARZ: Devleti temsil eden zât. Devamını Oku

  • HUTBE: İlâhi emir ve nehiyleri cemaate beyan ve ihtar etmek. Cuma veya bayram namazlarında müslümanlara hatibin İlâhi ve şer’i emirleri hatırlatan sözleri. (Hatib, bu hutbeyi söylemeye Halife veya İslâm Devlet Reisinden vazife ve salâhiyet almıştır.) Devamını Oku

  • HUTEBÂ: Hutbe okuyanlar. Hatibler. Devamını Oku

  • HİTABE(T): Cemaate, topluluğa veya birisine karşı söz söylemek. Güzel ve faideli söz konuşmakla halka dinletmek. Güzel söz söyleme san’atı. Hutbe okuma. Nutuk irâdetmek. * Man: Makbul ve zannî mukaddemelerden terekküb eden kıyas. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar