HÎNA Kİ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HÎNA Kİ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HÎNA Kİ: Vakta ki, ne zaman ki.

Sponsorlu Bağlantılar

HÎNA Kİ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HÎNEN: Zamanca, vakta, vakitçe, zaman olarak. Devamını Oku

  • FÎ-ZAMANİNA: Devrimizde. Zamanımızda. Devamını Oku

  • VAKT: (Vakit) Zaman. Saat. Çağ. Mevsim. * Boş zaman. * Geçim. * Fırsat. * Muayyen, belli bir zaman. Devamını Oku

  • İLCAAT-I ZAMAN: Zamanın zorlamaları ve mecburiyetleri. Yaşanılan zaman içinde meydana gelmiş bazı sebeplerin neticesi olarak karşılanan mecburiyetler. Devamını Oku

  • HİL’AT-I VEDÂ: Tar: Osmanlılar zamanında saraya misafir edilen kimselere ayrıldıkları zaman giydirilen hil’at. Devamını Oku

  • SÂHİB-ÜZ ZAMAN: Zamânın sahibi. Zamânında İnd-i İlâhide en makbul insan. Müceddid. *Mehdi-i zaman. Devamını Oku

  • SÂHİB-ÜZ ZAMAN: Zamânın sahibi. Zamânında İnd-i İlâhide en makbul insan. Müceddid. *Mehdi-i zaman. Devamını Oku

  • TAYY-I ZAMAN: Zamanı ortadan kaldırmak. Çok uzun bir zamanı pek kısa olarak görmek ve yaşamak. Meselâ: Kur’an-ı Kerimde beyan edilen “Ashab-ı Kehf” mağarada 309 sene kaldıkları halde, kendileri yarım gün veya bir gün kadar kaldıklarını söylemişlerdir. (Bak: Bast-ı zaman) Devamını Oku

  • BİD’AT-ÜZ ZAMAN: Zamanın bid’ası. Yeni çıkan harikulâde şey. Zamanın acib ve garibi. Devamını Oku

  • DEHR: Zaman, çok uzun zaman, ebedi. * Bin yıllık zaman. * Dünya. Devamını Oku

  • LAHZA: Göz açıp kapayacak kadar kısa zaman. Bir an. En kısa zaman. Göz ucu ile bir bakış. Zaman. Devamını Oku

  • MÜRUR-U ZAMAN: Zamanın geçmesi. * Bir iş ve dâva hakkındaki belli bir zamanın geçmesiyle o iş ve dâvanın hükümden düşmesi. Devamını Oku

  • GÂHÎ: (Gehî) Arasıra, zaman zaman. Devamını Oku

  • HÎNEİZİN: (Zaman zarfı) o zaman, o sıra. Devamını Oku

  • MEVSİM BE MEVSİM: Zaman zaman. Mevsimden mevsime, zamanı geldikçe. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar