HİKMET-İ TECRÜBİYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HİKMET-İ TECRÜBİYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HİKMET-İ TECRÜBİYE: Tecrübeye dayanan hikmet ve ilim.

Sponsorlu Bağlantılar

HİKMET-İ TECRÜBİYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • FENN-İ ZİRÂAT: Ekin ekme ve içme hususunda olan bilgi ve tecrübeye dayanan bu husustaki ilim kolu. Devamını Oku

  • HİKMET-İ TEŞRİ': (Hikmet-i teşriiye) Şeriata dayanan kanun yapma ilmi. Şer’î ve Rabbanî kanunların hikmeti. Devamını Oku

  • TECRÜBÎ: Tecrübeye ait. Tecrübeyle ilgili. Devamını Oku

  • DİRAYET: Zekâ, bilgi. Kuvvetli tecrübe sahibi olmak. * Fetanet. Temkin ve tecrübeye dayanan akıl. Devamını Oku

  • DESATİR-İ HİKMET: Hikmet düsturları. Hikmet ve maslahatın iktiza ettirdiği kaideler. Devamını Oku

  • HİKMET-FÜRUŞ: f. Hikmet bildiğini iddia eden, hikmet satan. Devamını Oku

  • DÂR-ÜL HİKMET: Hikmet yeri. Hikmetlerin hükmettiği, hikmet beşiği dünya. * Osmanlı devrinde Şeyh-ül İslâmlık makamının bir ismi. Devamını Oku

  • EHL-İ HİKMET: Hikmet ehli, hikmet bilen. Devamını Oku

  • HİKMET-FEŞAN: f. Hikmet neşreden, hikmet yayan. Devamını Oku

  • HİKMET-ŞİNAS: f. Hikmet bilen. Devamını Oku

  • HİKMET-NÜMA: f. Hikmet gösteren. Devamını Oku

  • HİKMET-İ ATİKA: Eski hikmet. Devamını Oku

  • HİKMET-ENDUZ: Hikmet kazanan. Devamını Oku

  • FENN-İ HİKMET: Felsefe bilgisi. (Bak: Hikmet) Devamını Oku

  • HİKMET-AMUZ: f. Hikmetli. * Hikmet öğreten. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar