HİCV Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HİCV kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HİCV: (Hiciv) Birini şiir ile zemmetmek, onu gülünç hale koymak. Bu şekilde yazılan şiir veya manzume. * Alay etmek. (Bak: Hecv)

HİCV ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HİCVİYYE: (C.: Hicviyyât) Hiciv tarzında yazılmış manzume. Devamını Oku

  • HİCVÎ: Hicivle alâkalı. Hiciv denilen tarz-ı zemme ait ve müteallik olan şeyler. Devamını Oku

  • HİCVİYYÂT: (Hicviyye. C.) Edb: Hicivle ilgili manzume ve şiirler. Devamını Oku

  • İTALE: Uzatmak. Sözü uzun etmek. Tatvil-i kelâm etmek. * Birini zemmetmek, ayıplamak. Devamını Oku

  • HECV: (Hicv) Medh ü senânın zıddı. Kötüleme. Birisi hakkında kötülemek için söylenen söz veya manzume. (Bak: Heccâv) Devamını Oku

  • SÜCV: Gece sükuneti, gecenin sessizliği. * Zulmet istikrarı. Devamını Oku

  • AMBALAJ: Fr. Eşyayı taşınabilir bir hale koymak için sarma veya sandığa yerleştirme işi. Devamını Oku

  • İZABE: Eritmek, eritilmek. Su gibi akıcı hale koymak. Yumuşatmak. Islah etmek. Devamını Oku

  • TA’DİL: (Adl. den) Aslına zarar vermeden değiştirmek. Tebdil etmek.* Hafifletmek. * Doğrulaştırmak. Vasat hale koymak. Devamını Oku

  • HÜKM: (Hüküm) Karar. Emir. Kuvvet. Hâkimlik. Amirlik. * İrade. Kumanda. Nüfuz. * Kadılık etmek. * Tesir. Cari olmak. * Makam. * Bir dâvanın veya bir meselenin tedkik edilmesinden so a varılan karar. * Man: Fikirler ve tasavvurlar arasındaki râbıtayı tasdik veya inkâr etmek. Devamını Oku

  • AKROSTİŞ: yun. Edb: Mısraların ilk harfleri yukarıdan aşağıya doğru okununca manalı bir kelime veya has isim çıkacak şekilde düzenlenmiş manzume. Devamını Oku

  • KASİDE: (C.: Kasâid) Onbeş beyitten az olmamak üzere, her beyit kafiyeli olarak, büyük kimseleri veya herhangi bir şeyi medh ü senâ eden, öven manzume şekli. Büyük zatları ve daha çok Cenâb-ı Hakk’ı veya Peygamberi (A.S.M.) medheden manzume. Devamını Oku

  • TENKİR: Tanınmayacak bir hale koymak. * Gr: Bir ismi harf-i tarifsiz kullanarak belirsiz yapmak. Gayr-i muayyen veya gayr-i mahdut kılmak. Devamını Oku

  • KEBAİR: (Kebire. C.) Büyük şeyler, büyük günahlar. Kebairin sıralanışı:-Allah’ı inkâr etmek.-Allah’a şirk koşmak.-Kat’iyyen sâbit olan dini bir hükme inanmamak.-Allah’ın rahmetinden ümidini kesmek.-Allah’ın cezasından, mekrinden ve azabından emin olmak.-Günah üzerinde ısrar etmek. Yâni, herhangi bir günahı devamlı işleyip durmak.-Namazı, orucu terketmek. Allah yolunda cihaddan kaçmak.-Anaya, babaya âsi olmak. Yalan yere şehadet veya yemin etmek.-Bir kimseyi haksız Devamını Oku

  • TELMİH: (C.: Telmihât) Lâyıkiyle ve kâmilen keşfedip nazara arzetmek. * Bir şeyi açıkça söylemeyip başka bir mâna ifade için söz arasında mânalı söylemek. İmâ ile söz arasında başka bir mânayı ifade etmek. * Edb: İbârede bahsi geçmeyen bir kıssaya, fıkraya, ata sözüne veya meşhur bir şiire, bir söze işaret etmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar