HİBALE-İ TELBİSAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HİBALE-İ TELBİSAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HİBALE-İ TELBİSAT: Gizli, kamufleli tuzak.

Sponsorlu Bağlantılar

HİBALE-İ TELBİSAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HİBALE-İ İZDİVAC: Evlilik bağı. Devamını Oku

  • ZÜBALE: Mum. Kandil fitili. Devamını Oku

  • İBALE: Kuyu bileziği. * Hayvanları muhafaza etme. * Küçük çocuklara def-i hacet ettirme. * Devenin hallerini ve huylarını iyi bilmek. Devamını Oku

  • TELBİK: Teridi yağlı yapmak. Devamını Oku

  • TELBİN: Kerpiç kesmek. Devamını Oku

  • TELBİE: “Lebbeyk” demek. Devamını Oku

  • TELBİNE: Sütlü bulamaç aşı. * Arpa suyu. Devamını Oku

  • TELBİSÂT: Telbisler. Hileler, oyunlar. Devamını Oku

  • TELBİB: (C.: Telâbib) Bir kimsenin yakasına yapışıp çekmek. * Boyun. Devamını Oku

  • TELBİD: Bir yere toplayıp yığmak. * İhramda olan kimsenin saçı dağılmasın diye başına sakız yapıştırması. Devamını Oku

  • TELBİYE: Lebbeyk (Yâni: Emredersiniz, ben emrinize hazırım) demek. İcabet etmek. (Bak: Lebbeyk) Devamını Oku

  • TELBİS: (Lebs. den) Ayıbını, kusurunu örtüp iyi göstermek. * Suret-i haktan görünerek hile edip aldatmak. * Hile. Oyun. Devamını Oku

  • NAMUS: Irz, iffet, edeb, hayâ. * Şeriat. * Melâike. * İrade-i İlâhiyenin tecellisi. * Nizam. * Emniyet ve istikamet gibi faziletlerin muhassalası olan pek kıymetli haslet. * Bir kimsenin mahrem, gizli esrarı olup işleri ve hallerinin iç yüzüne vakıf ve muttali kimseye denir. * Hayırlara ait gizli hâllerin hâmil ve vâkıfı olan. Bu mânada Cebrâil Devamını Oku

  • KEMİNGÂH: f. Pusu yeri. Tuzak kurulan yer. Devamını Oku

  • MEKTUM: Gizli. Saklı. Gizli kalmış. * Hükümetten gizli tutulan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar