HEZARFENN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HEZARFENN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HEZARFENN: f. Çok bilen, bir çok san'atı birden çok yüksek derecede yapabilen. * Minâre ustası.

Sponsorlu Bağlantılar

HEZARFENN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MASLAHATBÎN: f. İş yapabilen. İş görmesini bilen. Devamını Oku

  • HISAL-İ HAMÎDE: Medhe ve övülmeğe lâyık güzel huylar, güzel hasletler.(…Dost ve düşmanın ittifakı ile ahlâk-ı hasenenin, şahsında en yüksek derecede; ve bütün muamelâtının şehadetiyle secâyâ-yı sâmiye, vazifesinde ve tebligatında en âlî bir derecede ve din-i İslâmdaki mehasin-i ahlâkın şehadetiyle, şeriatında en âlî hısal-i hamîde, en mükemmel derecede bulunduğuna ehl-i insaf ve dikkat tereddüd etmez. S.) Devamını Oku

  • OBÜS: Ask: Dikey veya dalıcı atış yapabilen, oldukça kısa namlulu top. Obüsler Milâdi 16. asırda icad olunmuştur. Bir mânianın arkasında bulunan ve bu sebeple doğruca görülemeyen düşman mevzilerinin yüksek münhanilerle aşırılmak suretiyle endaht yapmak maksadıyla icad edilmiştir. Devamını Oku

  • BÂLÂHÂN: f. Birşeyi ifrat derecede yüksek gösteren. Devamını Oku

  • BÂLÂHÂNÎ: f. Bir şeyi aşırı derecede yüksek gösterme, abartma, şişirme. Devamını Oku

  • DAKAİK-AŞİNA: f. İlmî incelikleri bilen, anlaşılması ve tefhimi müşkül, yüksek ve ince ilmî mes’elelere vâkıf olan. Devamını Oku

  • ÂRİF: (İrfan. dan) Bilen, bilgide ileri olan. Aşinâ, vâkıf. Hakkı, hakkı ile bilen. * Sabırlı ve mütehammil. * Çok düşünmeğe ihtiyaç kalmaksızın, tekellüfsüz gördüğünü bilen ve anlayan. * Zevkî ve vicdanî irfan sâhibi olan. Devamını Oku

  • KİBRİT-İ AHMER: Kırmızı kibrit. * Cisimleri altun hâline koyacak derecede te’sirli olduğu söylenen şey. İksir. * Tas: Mürşid. Kıymeti çok yüksek olan. Devamını Oku

  • TAYY-İ MERATİB: Birden üst mertebeye geçmek. Birden mertebeleri aşıp, geçip gitmek. Devamını Oku

  • MÜTTEKIN: Mutmain. İyice bilen, doğruluğunu, hakikatini tamamlayan. Ayn-el yakin bilen. Devamını Oku

  • MÜHENDİS: (C.: Mühendisûn) Hendese bilen. Geometri bilen ve tatbik eden. Devamını Oku

  • NABIZ-ÂŞNÂ: f. Nabızdan anlayan. Mizaç bilen. Karşısındakinin zayıf taraflarını bilen. Devamını Oku

  • ALLÂM: En çok bilen, her şeyi hakkı ile bilen. (Cenâb-ı Hakka mahsus bir sıfat olup, başka mahluka denemez.) Devamını Oku

  • ALE-L-KİFAYE: Yetecek kadar, kâfi gelir derecede, yeter derecede. Devamını Oku

  • A’LEM: Daha iyi bilen. En iyi bilen. * Yarık dudaklı. * Alâmetli, belirtili. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar